Katma Değer Vergisine tabi işlemin gerçekleştiği tarih: hangi gün esas alınır?

Vergi Usul Kanunu’nun 166.1’inci maddesine göre, bu maddede aksi belirtilmediği sürece, vergiye tabi işlemin gerçekleştiği zaman, teslim edilen mallar (yapılan işler ve sunulan hizmetler) için ödemenin yapıldığı zamandır. Ödeme aşağıdaki durumlarda yapılmış sayılır:
Kanun’un 16.1.8’inci maddesinde belirtilen ve yazarkasa kullanılması gereken faaliyetler hariç olmak üzere, diğer faaliyetlerde nakit ödeme bakımından paranın tahsil edildiği; nakit dışı ödemelerde ise paranın banka veya diğer ödeme hesabına, üzerinde tasarruf yetkisi bulunan hesaba ya da söz konusu tutarı alma hakkına sahip olunan hesaba geçtiği zaman;
karşılıklı mahsuplaşma yapıldığında, yükümlülüğün sona erdiği veya yerine getirildiği zaman;
malların (işlerin, hizmetlerin) tesliminden doğan alacaklarda, zamanaşımı süresinin sona erdiği zaman;
ayni ödeme yapıldığında veya takas (barter) işlemi gerçekleştirildiğinde, varlıkların edinildiği (takas edildiği) zaman;
karşılıksız teslimlerde, teslimin gerçekleştirildiği zaman;
alacak hakkının devredilmesi durumunda, devredilen tutara ilişkin alacak hakkının devredildiği zaman.
Mevzuatın bu hükmünü uzman Emin Sattarov yorumluyor.
Muhasebe uygulamalarında en sık yapılan hatalardan biri, KDV yükümlülüğünün ne zaman doğduğunun yanlış belirlenmesidir. Kurumlar vergisinde tahakkuk esası uygulanırken, KDV açısından temel kural ödeme esasıdır. Yani, malın teslim edilmiş olması tek başına KDV yükümlülüğü doğurmaz; belirleyici olan ödeme anıdır.
1. Genel kural (Vergi Usul Kanunu’nun 166.1’inci maddesi)
Vergiye tabi işlemin gerçekleştiği zaman, ödemenin yapıldığı zamandır. Ödeme aşağıdaki durumlarda yapılmış sayılır:
Nakit ve nakit dışı ödemeler (166.1.1’inci madde). Nakit ödemelerde paranın tahsil edildiği an, nakit dışı ödemelerde ise tutarın banka veya diğer ödeme hesabına geçtiği an esas alınır. Burada önemli bir ayrıntı vardır: Paranın doğrudan sizin hesabınıza geçmesi şart değildir. Üzerinde tasarruf yetkiniz bulunan bir hesaba veya söz konusu tutarı alma hakkına sahip olduğunuz bir hesaba yatırılması da ödeme olarak kabul edilir.
Yazarkasa kullanılması gereken faaliyetler (166.1.1-1’inci madde). Kanun’un 16.1.8’inci maddesinde belirtilen faaliyetlerde tarih ayrıca belirlenir. Ödemenin nakit veya nakit dışı yapılmasına bakılmaksızın, yazar kasa fişinin düzenlendiği tarih esas alınır. Yani perakende ticarette paranın banka hesabına geçtiği gün değil, fişin düzenlendiği tarih dikkate alınır.
Karşılıklı mahsuplaşma (166.1.2’nci madde). Yükümlülüğün sona erdiği veya yerine getirildiği zaman esas alınır. Herhangi bir nakit hareketi olmasa bile, karşılıklı mahsuplaşma ödeme olarak değerlendirilir.
Alacaklar (166.1.3’üncü madde). Zamanaşımı süresinin sona erdiği zaman esas alınır. Bu husus uygulamada çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır: Alıcı hiçbir zaman ödeme yapmasa dahi, zamanaşımı süresi sona erdiğinde KDV yükümlülüğü otomatik olarak doğar.
Ayni ve takas işlemleri (166.1.4’üncü madde). Varlıkların edinildiği zaman esas alınır.
Karşılıksız teslimler (166.1.5’inci madde). Teslimin gerçekleştirildiği zaman esas alınır.
Alacak hakkının devri (166.1.6’ncı madde). Devredilen tutara ilişkin alacak hakkının devredildiği zaman esas alınır.
2. Özel durumlar
Vergi Usul Kanunu’nun 159.5’inci maddesinin uygulanması halinde (166.2’nci madde), işlemin gerçekleştiği zaman, ilgili olayın meydana geldiği gün olarak kabul edilir. Buna; malların ticari olmayan amaçlarla teslim edilmesi, kaybolması, eksik çıkması, bozulması, tamamen amorti edilmeden kayıtlardan çıkarılması veya çalınması dahildir.
Dolayısıyla, envanter sayımı sırasında tespit edilen stok noksanları da KDV’ye tabi olabilir ve esas alınacak tarih ilgili olayın meydana geldiği gündür.
Kanun’un 159.6’ncı maddesinin uygulanması halinde (166.3’üncü madde), KDV mükellefiyetinin sona erdirilmesi durumunda işlemin zamanı, mükellefiyetin iptalinin yürürlüğe girmesinden hemen önceki gün olarak kabul edilir. Bu kural ödenmemiş alacaklar için de geçerlidir. KDV mükellefiyetinden çıkarken hem mevcut stoklar hem de açık alacaklar bakımından hesaplama yapılmalıdır.
3. Alıcı tarafından borç verilmesi halinde (166.4’üncü madde)
Alıcı, malın bedelini ödemek yerine satıcıya borç verirse (kredi kuruluşları ve bankacılık işlemleri yapan kişiler tarafından verilen krediler hariç):
borç, mal teslim edildikten sonra verilmişse, işlemin zamanı borcun verildiği andır;
borç, mal teslim edilmeden önce verilmişse, işlemin zamanı malın teslim edildiği andır.
Bu hüküm, gerçek ödemenin borç adı altında gizlenmesini önleyen bir mekanizma niteliğindedir.
4. Taksitli ödemeler ve avanslar (166.5 ve 166.6’ncı maddeler)
Tek bir işlem kapsamında iki veya daha fazla ödeme yapılıyorsa, her ödeme kendi tutarı kadar ayrı bir işlem olarak kabul edilir. Ödeme, malın tesliminden önce yapılmışsa, işlemin zamanı ödemenin yapıldığı zaman olarak kabul edilir.
Dikkat edilmesi gereken bir husus da şudur: Avans ödemeleri için elektronik fatura düzenlenmesine izin verilmediğini öngören hüküm artık yürürlükte değildir.
5. “Ödeme” ne anlama gelir? (166.7’nci madde)
Bu madde kapsamında ödeme; malların, işlerin ve hizmetlerin KDV hariç bedelinin veya KDV tutarının ödenmesi anlamına gelir. Dolayısıyla yalnızca KDV tutarının depo hesabına aktarılması dahi işlemin zamanını belirleyen bir olay olarak kabul edilir.
Sonuç olarak, Vergi Usul Kanunu’nun 166’ncı maddesi temel olarak şu soru etrafında şekillenmektedir: KDV beyannamesinde hangi tarih dikkate alınmalıdır?
Tarihin yanlış belirlenmesi, bir hesap döneminde verginin fazla, diğerinde ise eksik hesaplanmasına ve bunun sonucunda faiz ile mali yaptırımların uygulanmasına neden olabilir.
Özellikle zamanaşımı süresi sona ermiş alacaklar, envanter sayımında ortaya çıkan stok farklılıkları ve KDV mükellefiyetinin sona erdirildiği tarih açısından bu maddenin hükümlerine mutlaka dikkat edilmelidir.

Vergi Usul Kanunu’nun 166.1’inci maddesine göre, bu maddede aksi belirtilmediği sürece, vergiye tabi işlemin gerçekleştiği zaman, teslim edilen mallar (yapılan işler ve sunulan hizmetler) için ödemenin yapıldığı zamandır. Ödeme aşağıdaki durumlarda yapılmış sayılır:
Kanun’un 16.1.8’inci maddesinde belirtilen ve yazarkasa kullanılması gereken faaliyetler hariç olmak üzere, diğer faaliyetlerde nakit ödeme bakımından paranın tahsil edildiği; nakit dışı ödemelerde ise paranın banka veya diğer ödeme hesabına, üzerinde tasarruf yetkisi bulunan hesaba ya da söz konusu tutarı alma hakkına sahip olunan hesaba geçtiği zaman;
karşılıklı mahsuplaşma yapıldığında, yükümlülüğün sona erdiği veya yerine getirildiği zaman;
malların (işlerin, hizmetlerin) tesliminden doğan alacaklarda, zamanaşımı süresinin sona erdiği zaman;
ayni ödeme yapıldığında veya takas (barter) işlemi gerçekleştirildiğinde, varlıkların edinildiği (takas edildiği) zaman;
karşılıksız teslimlerde, teslimin gerçekleştirildiği zaman;
alacak hakkının devredilmesi durumunda, devredilen tutara ilişkin alacak hakkının devredildiği zaman.
Mevzuatın bu hükmünü uzman Emin Sattarov yorumluyor.
Muhasebe uygulamalarında en sık yapılan hatalardan biri, KDV yükümlülüğünün ne zaman doğduğunun yanlış belirlenmesidir. Kurumlar vergisinde tahakkuk esası uygulanırken, KDV açısından temel kural ödeme esasıdır. Yani, malın teslim edilmiş olması tek başına KDV yükümlülüğü doğurmaz; belirleyici olan ödeme anıdır.
1. Genel kural (Vergi Usul Kanunu’nun 166.1’inci maddesi)
Vergiye tabi işlemin gerçekleştiği zaman, ödemenin yapıldığı zamandır. Ödeme aşağıdaki durumlarda yapılmış sayılır:
Nakit ve nakit dışı ödemeler (166.1.1’inci madde). Nakit ödemelerde paranın tahsil edildiği an, nakit dışı ödemelerde ise tutarın banka veya diğer ödeme hesabına geçtiği an esas alınır. Burada önemli bir ayrıntı vardır: Paranın doğrudan sizin hesabınıza geçmesi şart değildir. Üzerinde tasarruf yetkiniz bulunan bir hesaba veya söz konusu tutarı alma hakkına sahip olduğunuz bir hesaba yatırılması da ödeme olarak kabul edilir.
Yazarkasa kullanılması gereken faaliyetler (166.1.1-1’inci madde). Kanun’un 16.1.8’inci maddesinde belirtilen faaliyetlerde tarih ayrıca belirlenir. Ödemenin nakit veya nakit dışı yapılmasına bakılmaksızın, yazar kasa fişinin düzenlendiği tarih esas alınır. Yani perakende ticarette paranın banka hesabına geçtiği gün değil, fişin düzenlendiği tarih dikkate alınır.
Karşılıklı mahsuplaşma (166.1.2’nci madde). Yükümlülüğün sona erdiği veya yerine getirildiği zaman esas alınır. Herhangi bir nakit hareketi olmasa bile, karşılıklı mahsuplaşma ödeme olarak değerlendirilir.
Alacaklar (166.1.3’üncü madde). Zamanaşımı süresinin sona erdiği zaman esas alınır. Bu husus uygulamada çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır: Alıcı hiçbir zaman ödeme yapmasa dahi, zamanaşımı süresi sona erdiğinde KDV yükümlülüğü otomatik olarak doğar.
Ayni ve takas işlemleri (166.1.4’üncü madde). Varlıkların edinildiği zaman esas alınır.
Karşılıksız teslimler (166.1.5’inci madde). Teslimin gerçekleştirildiği zaman esas alınır.
Alacak hakkının devri (166.1.6’ncı madde). Devredilen tutara ilişkin alacak hakkının devredildiği zaman esas alınır.
2. Özel durumlar
Vergi Usul Kanunu’nun 159.5’inci maddesinin uygulanması halinde (166.2’nci madde), işlemin gerçekleştiği zaman, ilgili olayın meydana geldiği gün olarak kabul edilir. Buna; malların ticari olmayan amaçlarla teslim edilmesi, kaybolması, eksik çıkması, bozulması, tamamen amorti edilmeden kayıtlardan çıkarılması veya çalınması dahildir.
Dolayısıyla, envanter sayımı sırasında tespit edilen stok noksanları da KDV’ye tabi olabilir ve esas alınacak tarih ilgili olayın meydana geldiği gündür.
Kanun’un 159.6’ncı maddesinin uygulanması halinde (166.3’üncü madde), KDV mükellefiyetinin sona erdirilmesi durumunda işlemin zamanı, mükellefiyetin iptalinin yürürlüğe girmesinden hemen önceki gün olarak kabul edilir. Bu kural ödenmemiş alacaklar için de geçerlidir. KDV mükellefiyetinden çıkarken hem mevcut stoklar hem de açık alacaklar bakımından hesaplama yapılmalıdır.
3. Alıcı tarafından borç verilmesi halinde (166.4’üncü madde)
Alıcı, malın bedelini ödemek yerine satıcıya borç verirse (kredi kuruluşları ve bankacılık işlemleri yapan kişiler tarafından verilen krediler hariç):
borç, mal teslim edildikten sonra verilmişse, işlemin zamanı borcun verildiği andır;
borç, mal teslim edilmeden önce verilmişse, işlemin zamanı malın teslim edildiği andır.
Bu hüküm, gerçek ödemenin borç adı altında gizlenmesini önleyen bir mekanizma niteliğindedir.
4. Taksitli ödemeler ve avanslar (166.5 ve 166.6’ncı maddeler)
Tek bir işlem kapsamında iki veya daha fazla ödeme yapılıyorsa, her ödeme kendi tutarı kadar ayrı bir işlem olarak kabul edilir. Ödeme, malın tesliminden önce yapılmışsa, işlemin zamanı ödemenin yapıldığı zaman olarak kabul edilir.
Dikkat edilmesi gereken bir husus da şudur: Avans ödemeleri için elektronik fatura düzenlenmesine izin verilmediğini öngören hüküm artık yürürlükte değildir.
5. “Ödeme” ne anlama gelir? (166.7’nci madde)
Bu madde kapsamında ödeme; malların, işlerin ve hizmetlerin KDV hariç bedelinin veya KDV tutarının ödenmesi anlamına gelir. Dolayısıyla yalnızca KDV tutarının depo hesabına aktarılması dahi işlemin zamanını belirleyen bir olay olarak kabul edilir.
Sonuç olarak, Vergi Usul Kanunu’nun 166’ncı maddesi temel olarak şu soru etrafında şekillenmektedir: KDV beyannamesinde hangi tarih dikkate alınmalıdır?
Tarihin yanlış belirlenmesi, bir hesap döneminde verginin fazla, diğerinde ise eksik hesaplanmasına ve bunun sonucunda faiz ile mali yaptırımların uygulanmasına neden olabilir.
Özellikle zamanaşımı süresi sona ermiş alacaklar, envanter sayımında ortaya çıkan stok farklılıkları ve KDV mükellefiyetinin sona erdirildiği tarih açısından bu maddenin hükümlerine mutlaka dikkat edilmelidir.
az
en
ru