Çalışanların yapay şekilde yararlandığı tazminat taleplerine son
Çalışanların yapay şekilde yararlandığı tazminat taleplerine son

İş Kanunu’nda yapılan son değişikliklerden biri de izin hakkı, iznin resmileştirilmesi ve kayda alınması ile ilgilidir. Yeniliği Altay Cəfərov yorumlamaktadır. İş Kanunu’nun 138’inci maddesi, çalışanlara verilen izinlerin resmileştirilmesini ve kayıt altına alınmasını düzenlemektedir. Maddenin 1’inci fıkrasında, bu maddenin 2-1’inci fıkrasında belirtilen istisna hali dışında, her türlü iznin verilmesinin, çalışanın yazılı başvurusu (kâğıt ortamında veya elektronik bilgi sistemi aracılığıyla) esas alınarak işverenin emri (talimatı, kararı) ile resmileştirildiği belirtilmiştir. Aynı maddenin 2’nci bendinde ise iznin verilmesine ilişkin emrin (talimatın, kararın), iznin başlamasından en az beş gün önce düzenlendiği ve çalışanın bu emirle bilgilendirildiği ifade edilmiştir.
İş Kanunu’nun 138’inci maddesine yeni eklenen 2-1’inci fıkraya göre, işverenin yazılı uyarısından (kâğıt ortamında veya elektronik bilgi sistemi aracılığıyla) sonra çalışan, yıllık izin sıralama çizelgesine ve iznin başka bir tarihe ertelenmesine ilişkin şart ve kurallara uymadığı ve izinden (tamamından veya bir kısmından) yararlanmak için işverene başvuru yapmadığı takdirde, işverenin emri (talimatı, kararı) ile ilgili çalışma yılına ait yıllık izne çıkarılır. Aynı zamanda, Kanun’un 135’inci maddesinin 1’inci bendinde, bu Kanun’a göre işveren tarafından çalışana yıllık izin verilmemesinin yasak olduğu belirtilmiştir.
İş Kanunu’nda yıllık izinle ilgili temel şartlar kısaca şöyledir:
- Bir sonraki yılın yıllık izni için, cari yılın sonunda işveren tarafından (çalışanların görüşleri dikkate alınarak) izin sıralama çizelgesi hazırlanmalı ve imzalanmalıdır.
- Yıllık izne çıkmadan önce çalışan, ilgili başvuru dilekçesini sunmalıdır.
- İşveren bir emir düzenlemeli ve bu emirle çalışanı bilgilendirmelidir.
- Ayrıca işverenin çalışana yıllık izin vermemesi yasaktır. Bu durum idari sorumluluk doğurur.
Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan durumlardan biri, çalışanın yıllık iznini kullanmak istememesidir. Gerekçe olarak, yıllık izin döneminde çalışmak istediklerini ve sonrasında kullanılmayan izin için tazminat talep edeceklerini belirtmektedirler. İşveren, yıllık izin verilmemesinin yasak olduğunu ifade edip mutlaka izne çıkılması gerektiğini bildirdiğinde ise, çalışanlar yıllık izne çıkmak istediklerine dair işverene yazılı başvuruda bulunmadıklarını ileri sürmektedirler.
Yani çalışan başvuru yapmadığı takdirde, işveren onu yıllık izne gönderemez.
Bu nedenle 138’inci maddeye eklenen 2-1’inci fıkra, bu boşluğu tamamen ortadan kaldırmaktadır. Artık işveren, izin sıralama çizelgesine göre çalışanın yıllık izin zamanı geldiğinde ve bu hakkı kullanmak için başvurusu bulunmadığında, yazılı uyarıda bulunacaktır. Bu durumda çalışan, izin sıralama çizelgesine uygun şekilde yıllık izinden yararlanmak veya izni başka bir tarihe ertelemek için başvuru yapmazsa, işverenin emri (talimatı, kararı) ile ilgili çalışma yılına ait yıllık izne çıkarılacaktır.
Basitçe ifade etmek gerekirse, çalışan yıllık iznini gönüllü olarak kullanmak istemediği takdirde, işveren uyarı yaparak onu zorunlu olarak yıllık izne çıkaracaktır. Çalışanların ve işverenlerin haklarının korunması açısından bu değişiklik oldukça önemli bir yeniliktir.

İş Kanunu’nda yapılan son değişikliklerden biri de izin hakkı, iznin resmileştirilmesi ve kayda alınması ile ilgilidir. Yeniliği Altay Cəfərov yorumlamaktadır. İş Kanunu’nun 138’inci maddesi, çalışanlara verilen izinlerin resmileştirilmesini ve kayıt altına alınmasını düzenlemektedir. Maddenin 1’inci fıkrasında, bu maddenin 2-1’inci fıkrasında belirtilen istisna hali dışında, her türlü iznin verilmesinin, çalışanın yazılı başvurusu (kâğıt ortamında veya elektronik bilgi sistemi aracılığıyla) esas alınarak işverenin emri (talimatı, kararı) ile resmileştirildiği belirtilmiştir. Aynı maddenin 2’nci bendinde ise iznin verilmesine ilişkin emrin (talimatın, kararın), iznin başlamasından en az beş gün önce düzenlendiği ve çalışanın bu emirle bilgilendirildiği ifade edilmiştir.
İş Kanunu’nun 138’inci maddesine yeni eklenen 2-1’inci fıkraya göre, işverenin yazılı uyarısından (kâğıt ortamında veya elektronik bilgi sistemi aracılığıyla) sonra çalışan, yıllık izin sıralama çizelgesine ve iznin başka bir tarihe ertelenmesine ilişkin şart ve kurallara uymadığı ve izinden (tamamından veya bir kısmından) yararlanmak için işverene başvuru yapmadığı takdirde, işverenin emri (talimatı, kararı) ile ilgili çalışma yılına ait yıllık izne çıkarılır. Aynı zamanda, Kanun’un 135’inci maddesinin 1’inci bendinde, bu Kanun’a göre işveren tarafından çalışana yıllık izin verilmemesinin yasak olduğu belirtilmiştir.
İş Kanunu’nda yıllık izinle ilgili temel şartlar kısaca şöyledir:
- Bir sonraki yılın yıllık izni için, cari yılın sonunda işveren tarafından (çalışanların görüşleri dikkate alınarak) izin sıralama çizelgesi hazırlanmalı ve imzalanmalıdır.
- Yıllık izne çıkmadan önce çalışan, ilgili başvuru dilekçesini sunmalıdır.
- İşveren bir emir düzenlemeli ve bu emirle çalışanı bilgilendirmelidir.
- Ayrıca işverenin çalışana yıllık izin vermemesi yasaktır. Bu durum idari sorumluluk doğurur.
Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan durumlardan biri, çalışanın yıllık iznini kullanmak istememesidir. Gerekçe olarak, yıllık izin döneminde çalışmak istediklerini ve sonrasında kullanılmayan izin için tazminat talep edeceklerini belirtmektedirler. İşveren, yıllık izin verilmemesinin yasak olduğunu ifade edip mutlaka izne çıkılması gerektiğini bildirdiğinde ise, çalışanlar yıllık izne çıkmak istediklerine dair işverene yazılı başvuruda bulunmadıklarını ileri sürmektedirler.
Yani çalışan başvuru yapmadığı takdirde, işveren onu yıllık izne gönderemez.
Bu nedenle 138’inci maddeye eklenen 2-1’inci fıkra, bu boşluğu tamamen ortadan kaldırmaktadır. Artık işveren, izin sıralama çizelgesine göre çalışanın yıllık izin zamanı geldiğinde ve bu hakkı kullanmak için başvurusu bulunmadığında, yazılı uyarıda bulunacaktır. Bu durumda çalışan, izin sıralama çizelgesine uygun şekilde yıllık izinden yararlanmak veya izni başka bir tarihe ertelemek için başvuru yapmazsa, işverenin emri (talimatı, kararı) ile ilgili çalışma yılına ait yıllık izne çıkarılacaktır.
Basitçe ifade etmek gerekirse, çalışan yıllık iznini gönüllü olarak kullanmak istemediği takdirde, işveren uyarı yaparak onu zorunlu olarak yıllık izne çıkaracaktır. Çalışanların ve işverenlerin haklarının korunması açısından bu değişiklik oldukça önemli bir yeniliktir.


