Kullanılmamış izin için tazminat hesaplanması: ÖNEMLİ NOKTA
Kullanılmamış izin için tazminat hesaplanması: ÖNEMLİ NOKTA

İş Kanunu’nda yapılan son değişikliklerden sonra çalışanların ilgisini çeken konulardan biri de kullanılmamış izin için ödenen tazminatın hesaplanması sırasında İş Kanunu’nun 140 ve 111. maddelerinde yer alan yeni gerekliliklerin dikkate alınıp alınmadığıdır. Kullanılmamış izin tazminatı hesaplanırken Kanun’un 111. maddesindeki yeni şartlar dikkate alınır mı? Tazminat hesaplanırken ödenecek tutarın son maaştan az olmaması gerekir mi?
İş Kanunu’nun 111. maddesinin 1. fıkrasında belirtildiğine göre, izin süresi boyunca çalışanın iş yeri, pozisyonu (mesleği) korunur ve Kanun’da öngörülen hallerde son maaşından az olmamak üzere ortalama ücreti saklı tutulur. Ayrıca işverenin inisiyatifiyle iş sözleşmesinin feshi ve çalışanın disiplin sorumluluğuna cəlb edilmesi yasaktır. Bu süre, çalışanın iş kıdemine ve aynı zamanda mesleki kıdemine dahil edilir. Konuya uzman Altay Caferov açıklık getiriyor.
İş Kanunu’nun 140. maddesinin 1. fıkrasında ise izin süresi için ödenen ortalama ücretin, hangi iş yılına ait olduğundan bağımsız olarak, iznin verildiği aydan önceki 12 takvim ayına göre hesaplandığı belirtilmiştir. Ortalama ücret hesaplanırken, kısmen ücretli sosyal izin, çalışanın kendi isteği dışında olan ücretsiz izin ya da çalışanın kusuru olmadan meydana gelen duraklamalar nedeniyle tam çalışılmayan aylar, en yakın tam çalışılmış aylarla değiştirilir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre, 12 aydan daha az süre çalışan işçinin ortalama aylık ücreti, fiilen çalıştığı tam aylar esas alınarak hesaplanır.
Maddenin 4. fıkrasında ise, izin ücretinin hesaplanmasına ilişkin bu kuralların, kullanılmamış izin için ödenecek tazminatın hesaplanmasında da uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu hükümden anlaşılmaktadır ki, kullanılmamış izin tazminatı hesaplanırken bu maddede yer alan ücret hesaplama kuralları uygulanır.
Ancak burada da bir belirsizlik söz konusudur. İş Kanunu’nun 111. maddesine göre, izin süresince çalışanın ortalama ücreti korunur. Aynı zamanda 140. maddenin 1. fıkrası, izin süresindeki ortalama ücretin hesaplanmasının temel mekanizmasını belirler. Bu durumda iki madde birbiriyle uyumludur; yani 111. maddeye göre izin süresince korunan ortalama ücretin hesaplanması, 140. maddenin 1. fıkrasına göre yapılır.
maddenin 2. fıkrasında ise “ortalama ücret” yerine “ortalama aylık” ifadesi kullanılmıştır. Oysa Kanun’un diğer maddelerinde bu ifade kaldırılmış ve yalnızca burada korunmuştur. Buna rağmen 140. maddenin 1. ve 2. fıkraları, ortalama ücretin hesaplanmasının ilk aşamalarını gösterir: 1. fıkra 12 aylık tam çalışma için, 2. fıkra ise 12 aydan az çalışma için uygulanır.
Ayrıca 140. maddenin 3. fıkrasında artık “ortalama ücret” değil, “izin dönemi ücreti” ifadesi kullanılmaktadır. Bu da 111 ve 140. maddeler arasında ifade farklılığı olduğunu gösterir. 111. maddeye göre izin süresince ortalama ücret korunmalı ve bu tutar son maaştan az olmamalıdır. Ancak 140. maddenin 3. fıkrasında doğrudan “ücret” ifadesi yer alır. Buna rağmen uygulamada izin hesaplamaları ortalama ücret esas alınarak yapılır.
- Şimdi tazminatın hesaplanmasına bakalım. Bunun için 111. madde ile 140. maddenin 4. fıkrasını birlikte değerlendirelim:
- madde, çalışanın izin süresi boyunca uygulanır.
- Bu maddede ortalama ücretin korunması, yalnızca izin süresini kapsar.
- Son maaştan az olmama şartı da sadece izin süresi için geçerlidir.
- maddenin 4. fıkrası ise kullanılmamış izin tazminatının hesaplanma yöntemini belirler.
- Bu fıkra, hesaplamanın 1., 2. ve 3. fıkralara göre yapılmasını zorunlu kılar.
- Yani 111. madde izin kullanılırken, 140. maddenin 4. fıkrası ise izin kullanılmadığında uygulanır.
Sonuç olarak, kullanılmamış izin için ödenen tazminat, önceki yıllarda olduğu gibi İş Kanunu’nun 140. maddesine göre hesaplanır. Ancak 111. maddede olduğu gibi son maaştan az olmama şartı burada uygulanmaz.
Örnek: “AA” LLC çalışanı Şubat 2026’da izne çıkmış ve izin dönemi için ortalama maaşı 1.120 manat olmuştur. Ancak Şubat ayı maaşı 1.200 manatdır. Günlük ortalama ücretin 40 manat olduğunu varsayalım. Çalışan, izne çıkmadan önce başvurarak önceki yıllardan kalan 25 gün kullanılmamış izin için tazminat talep etmiştir.
Bu durumda, izin ücreti (1.120 manat) Şubat maaşından (1.200 manat) düşük olduğu için çalışana 1.200 manat ödenecektir.
Ayrıca 25 gün kullanılmamış izin için tazminat:
40 × 25 = 1.000 manat olarak hesaplanır.
Görüldüğü gibi bu tutar son maaştan düşüktür.
Buna rağmen ödeme 1.000 manat olarak yapılacaktır. Çünkü tazminat hesaplanırken İş Kanunu’nun 111. maddesindeki şartlar uygulanmaz.

İş Kanunu’nda yapılan son değişikliklerden sonra çalışanların ilgisini çeken konulardan biri de kullanılmamış izin için ödenen tazminatın hesaplanması sırasında İş Kanunu’nun 140 ve 111. maddelerinde yer alan yeni gerekliliklerin dikkate alınıp alınmadığıdır. Kullanılmamış izin tazminatı hesaplanırken Kanun’un 111. maddesindeki yeni şartlar dikkate alınır mı? Tazminat hesaplanırken ödenecek tutarın son maaştan az olmaması gerekir mi?
İş Kanunu’nun 111. maddesinin 1. fıkrasında belirtildiğine göre, izin süresi boyunca çalışanın iş yeri, pozisyonu (mesleği) korunur ve Kanun’da öngörülen hallerde son maaşından az olmamak üzere ortalama ücreti saklı tutulur. Ayrıca işverenin inisiyatifiyle iş sözleşmesinin feshi ve çalışanın disiplin sorumluluğuna cəlb edilmesi yasaktır. Bu süre, çalışanın iş kıdemine ve aynı zamanda mesleki kıdemine dahil edilir. Konuya uzman Altay Caferov açıklık getiriyor.
İş Kanunu’nun 140. maddesinin 1. fıkrasında ise izin süresi için ödenen ortalama ücretin, hangi iş yılına ait olduğundan bağımsız olarak, iznin verildiği aydan önceki 12 takvim ayına göre hesaplandığı belirtilmiştir. Ortalama ücret hesaplanırken, kısmen ücretli sosyal izin, çalışanın kendi isteği dışında olan ücretsiz izin ya da çalışanın kusuru olmadan meydana gelen duraklamalar nedeniyle tam çalışılmayan aylar, en yakın tam çalışılmış aylarla değiştirilir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre, 12 aydan daha az süre çalışan işçinin ortalama aylık ücreti, fiilen çalıştığı tam aylar esas alınarak hesaplanır.
Maddenin 4. fıkrasında ise, izin ücretinin hesaplanmasına ilişkin bu kuralların, kullanılmamış izin için ödenecek tazminatın hesaplanmasında da uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu hükümden anlaşılmaktadır ki, kullanılmamış izin tazminatı hesaplanırken bu maddede yer alan ücret hesaplama kuralları uygulanır.
Ancak burada da bir belirsizlik söz konusudur. İş Kanunu’nun 111. maddesine göre, izin süresince çalışanın ortalama ücreti korunur. Aynı zamanda 140. maddenin 1. fıkrası, izin süresindeki ortalama ücretin hesaplanmasının temel mekanizmasını belirler. Bu durumda iki madde birbiriyle uyumludur; yani 111. maddeye göre izin süresince korunan ortalama ücretin hesaplanması, 140. maddenin 1. fıkrasına göre yapılır.
maddenin 2. fıkrasında ise “ortalama ücret” yerine “ortalama aylık” ifadesi kullanılmıştır. Oysa Kanun’un diğer maddelerinde bu ifade kaldırılmış ve yalnızca burada korunmuştur. Buna rağmen 140. maddenin 1. ve 2. fıkraları, ortalama ücretin hesaplanmasının ilk aşamalarını gösterir: 1. fıkra 12 aylık tam çalışma için, 2. fıkra ise 12 aydan az çalışma için uygulanır.
Ayrıca 140. maddenin 3. fıkrasında artık “ortalama ücret” değil, “izin dönemi ücreti” ifadesi kullanılmaktadır. Bu da 111 ve 140. maddeler arasında ifade farklılığı olduğunu gösterir. 111. maddeye göre izin süresince ortalama ücret korunmalı ve bu tutar son maaştan az olmamalıdır. Ancak 140. maddenin 3. fıkrasında doğrudan “ücret” ifadesi yer alır. Buna rağmen uygulamada izin hesaplamaları ortalama ücret esas alınarak yapılır.
- Şimdi tazminatın hesaplanmasına bakalım. Bunun için 111. madde ile 140. maddenin 4. fıkrasını birlikte değerlendirelim:
- madde, çalışanın izin süresi boyunca uygulanır.
- Bu maddede ortalama ücretin korunması, yalnızca izin süresini kapsar.
- Son maaştan az olmama şartı da sadece izin süresi için geçerlidir.
- maddenin 4. fıkrası ise kullanılmamış izin tazminatının hesaplanma yöntemini belirler.
- Bu fıkra, hesaplamanın 1., 2. ve 3. fıkralara göre yapılmasını zorunlu kılar.
- Yani 111. madde izin kullanılırken, 140. maddenin 4. fıkrası ise izin kullanılmadığında uygulanır.
Sonuç olarak, kullanılmamış izin için ödenen tazminat, önceki yıllarda olduğu gibi İş Kanunu’nun 140. maddesine göre hesaplanır. Ancak 111. maddede olduğu gibi son maaştan az olmama şartı burada uygulanmaz.
Örnek: “AA” LLC çalışanı Şubat 2026’da izne çıkmış ve izin dönemi için ortalama maaşı 1.120 manat olmuştur. Ancak Şubat ayı maaşı 1.200 manatdır. Günlük ortalama ücretin 40 manat olduğunu varsayalım. Çalışan, izne çıkmadan önce başvurarak önceki yıllardan kalan 25 gün kullanılmamış izin için tazminat talep etmiştir.
Bu durumda, izin ücreti (1.120 manat) Şubat maaşından (1.200 manat) düşük olduğu için çalışana 1.200 manat ödenecektir.
Ayrıca 25 gün kullanılmamış izin için tazminat:
40 × 25 = 1.000 manat olarak hesaplanır.
Görüldüğü gibi bu tutar son maaştan düşüktür.
Buna rağmen ödeme 1.000 manat olarak yapılacaktır. Çünkü tazminat hesaplanırken İş Kanunu’nun 111. maddesindeki şartlar uygulanmaz.


