Kiralık gayrimenkul için emlak vergisi ödenir mi?

Bir işletme tarafından ticari faaliyette kullanılmak amacıyla ticari olmayan bir taşınmaz kiralandığında, söz konusu taşınmazla ilgili emlak vergisinin hesaplanmasında belirli hususların dikkate alınması gerekir. Özellikle kiralanan taşınmazda işletme tarafından tadilat yapıldığında ve bu tadilat giderleri kiraya veren tarafından karşılanmadığında, söz konusu giderlerin hem kurumlar vergisi hem de emlak vergisi açısından vergi statüsünün doğru şekilde belirlenmesi önem taşımaktadır.
Vergi Kanunu’nun 115.3. maddesine göre, kiralanan sabit kıymetlere ilişkin tadilat giderlerinin kazançtan indirilmesi, Vergi Kanunu’nun 115.4–115.6-1. maddelerinde belirlenen kurallara uygun olarak gerçekleştirilir. Bu hükümler, tadilat giderlerinin hangi durumlarda kazançtan indirilebileceğini ve hangi süre içerisinde amortismana tabi tutulacağını belirlemektedir.
Vergi Kanunu’nun 115.6-1. maddesine göre, kiracının bilançosunda kayıtlı olmayan sabit kıymetlerin tadilatı için yapılan ve kira bedeliyle mahsup edilmeyen veya kiraya veren tarafından karşılanmayan giderler, imzalanmış sözleşmenin süresi boyunca, ancak 5 yıldan az olmamak üzere, yıllar itibarıyla orantılı tutarlarda amortismana tabi tutulmak suretiyle kazançtan indirilir.
Bu durumda, kiralanan sabit kıymetlerin tadilatı için yapılan giderler her yıl için ayrı olarak aktifleştirilir ve söz konusu maddede belirlenen usule göre amortismana tabi tutulur. Başka bir ifadeyle işletme, tadilat için yaptığı giderleri doğrudan ilgili yılın gideri olarak kaydetmek yerine, mevzuatta belirlenen süre boyunca orantılı şekilde amortismana tabi tutarak kazançtan indirir.
Ancak burada önemli bir husus bulunmaktadır. Kurumlar vergisi açısından tadilat giderlerinin aktifleştirilmesi, kiralanan taşınmazın işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kaydedildiği anlamına gelmez. Söz konusu giderlerin aktifleştirilmesi, yalnızca kurumlar vergisi açısından belirlenen usule göre amortismana tabi tutulmasını ve kazançtan indirilmesini sağlar.
Emlak vergisi açısından ise Vergi Kanunu’nda farklı bir kriter belirlenmiştir. Vergi Kanunu’nun 197.1.3. maddesine göre, işletmelerin ve bireysel girişimcilerin bilançosunda bulunan sabit kıymetler, mevzuatta öngörülen istisnalar dikkate alınmak suretiyle, emlak vergisinin vergilendirme konusunu oluşturmaktadır.
Vergi Kanunu’nun 198.2. maddesine göre, işletmeler açısından emlak vergisinin matrahı, bilançoda bulunan sabit kıymetlerin yıllık ortalama net defter değeridir. Bu nedenle emlak vergisinin hesaplanmasında temel kriterlerden biri, taşınmazın işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kayıtlı olup olmadığıdır.
Somut durumda, ticari olmayan taşınmaz işletme tarafından yalnızca kiralanmış olup söz konusu gayrimenkul işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kayıt altına alınmamıştır. Tadilat giderleri ise Vergi Kanunu’nun 115.6-1. maddesine uygun olarak yalnızca kurumlar vergisi açısından ayrı şekilde aktifleştirilmekte ve amortismana tabi tutulmaktadır.
Bu nedenle, söz konusu tadilat giderlerinin kurumlar vergisi beyannamesinin 1 No.lu Ekinde “Kiralanan sabit kıymetlerin tadilatına ilişkin aktifleştirilmiş giderler” satırında gösterilmesi, bu giderlerin emlak vergisinin vergilendirme konusuna dahil edilmesi için bir dayanak oluşturmaz.
Başka bir ifadeyle, tadilat giderlerinin aktifleştirilmesi ile taşınmazın işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kabul edilmesi aynı hukuki ve vergisel sonucu doğurmaz. İlk durumda kurumlar vergisi açısından giderlerin kazançtan indirilmesine ilişkin özel bir düzenleme söz konusudur; ikinci durumda ise emlak vergisinin vergilendirme konusunun belirlenmesi söz konusudur.
Sonuç olarak, kiralanan ticari olmayan taşınmaz işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kayıtlı değilse, söz konusu taşınmaz işletme açısından emlak vergisinin vergilendirme konusuna dahil edilmez. Aynı şekilde, yalnızca kurumlar vergisi amacıyla aktifleştirilen ve amortismana tabi tutulan tadilat giderleri de ayrıca emlak vergisinin konusu olarak kabul edilmez.
Dolayısıyla, belirtilen durumda kiracının söz konusu tadilat giderleri üzerinden emlak vergisi hesaplaması ve bu nedenle Emlak Vergisi Beyannamesi sunması gerekmemektedir.
Dayanak: Azerbaycan Cumhuriyeti Vergi Kanunu’nun 115, 197, 198 ve 201. maddeleri.

Bir işletme tarafından ticari faaliyette kullanılmak amacıyla ticari olmayan bir taşınmaz kiralandığında, söz konusu taşınmazla ilgili emlak vergisinin hesaplanmasında belirli hususların dikkate alınması gerekir. Özellikle kiralanan taşınmazda işletme tarafından tadilat yapıldığında ve bu tadilat giderleri kiraya veren tarafından karşılanmadığında, söz konusu giderlerin hem kurumlar vergisi hem de emlak vergisi açısından vergi statüsünün doğru şekilde belirlenmesi önem taşımaktadır.
Vergi Kanunu’nun 115.3. maddesine göre, kiralanan sabit kıymetlere ilişkin tadilat giderlerinin kazançtan indirilmesi, Vergi Kanunu’nun 115.4–115.6-1. maddelerinde belirlenen kurallara uygun olarak gerçekleştirilir. Bu hükümler, tadilat giderlerinin hangi durumlarda kazançtan indirilebileceğini ve hangi süre içerisinde amortismana tabi tutulacağını belirlemektedir.
Vergi Kanunu’nun 115.6-1. maddesine göre, kiracının bilançosunda kayıtlı olmayan sabit kıymetlerin tadilatı için yapılan ve kira bedeliyle mahsup edilmeyen veya kiraya veren tarafından karşılanmayan giderler, imzalanmış sözleşmenin süresi boyunca, ancak 5 yıldan az olmamak üzere, yıllar itibarıyla orantılı tutarlarda amortismana tabi tutulmak suretiyle kazançtan indirilir.
Bu durumda, kiralanan sabit kıymetlerin tadilatı için yapılan giderler her yıl için ayrı olarak aktifleştirilir ve söz konusu maddede belirlenen usule göre amortismana tabi tutulur. Başka bir ifadeyle işletme, tadilat için yaptığı giderleri doğrudan ilgili yılın gideri olarak kaydetmek yerine, mevzuatta belirlenen süre boyunca orantılı şekilde amortismana tabi tutarak kazançtan indirir.
Ancak burada önemli bir husus bulunmaktadır. Kurumlar vergisi açısından tadilat giderlerinin aktifleştirilmesi, kiralanan taşınmazın işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kaydedildiği anlamına gelmez. Söz konusu giderlerin aktifleştirilmesi, yalnızca kurumlar vergisi açısından belirlenen usule göre amortismana tabi tutulmasını ve kazançtan indirilmesini sağlar.
Emlak vergisi açısından ise Vergi Kanunu’nda farklı bir kriter belirlenmiştir. Vergi Kanunu’nun 197.1.3. maddesine göre, işletmelerin ve bireysel girişimcilerin bilançosunda bulunan sabit kıymetler, mevzuatta öngörülen istisnalar dikkate alınmak suretiyle, emlak vergisinin vergilendirme konusunu oluşturmaktadır.
Vergi Kanunu’nun 198.2. maddesine göre, işletmeler açısından emlak vergisinin matrahı, bilançoda bulunan sabit kıymetlerin yıllık ortalama net defter değeridir. Bu nedenle emlak vergisinin hesaplanmasında temel kriterlerden biri, taşınmazın işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kayıtlı olup olmadığıdır.
Somut durumda, ticari olmayan taşınmaz işletme tarafından yalnızca kiralanmış olup söz konusu gayrimenkul işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kayıt altına alınmamıştır. Tadilat giderleri ise Vergi Kanunu’nun 115.6-1. maddesine uygun olarak yalnızca kurumlar vergisi açısından ayrı şekilde aktifleştirilmekte ve amortismana tabi tutulmaktadır.
Bu nedenle, söz konusu tadilat giderlerinin kurumlar vergisi beyannamesinin 1 No.lu Ekinde “Kiralanan sabit kıymetlerin tadilatına ilişkin aktifleştirilmiş giderler” satırında gösterilmesi, bu giderlerin emlak vergisinin vergilendirme konusuna dahil edilmesi için bir dayanak oluşturmaz.
Başka bir ifadeyle, tadilat giderlerinin aktifleştirilmesi ile taşınmazın işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kabul edilmesi aynı hukuki ve vergisel sonucu doğurmaz. İlk durumda kurumlar vergisi açısından giderlerin kazançtan indirilmesine ilişkin özel bir düzenleme söz konusudur; ikinci durumda ise emlak vergisinin vergilendirme konusunun belirlenmesi söz konusudur.
Sonuç olarak, kiralanan ticari olmayan taşınmaz işletmenin bilançosunda sabit kıymet olarak kayıtlı değilse, söz konusu taşınmaz işletme açısından emlak vergisinin vergilendirme konusuna dahil edilmez. Aynı şekilde, yalnızca kurumlar vergisi amacıyla aktifleştirilen ve amortismana tabi tutulan tadilat giderleri de ayrıca emlak vergisinin konusu olarak kabul edilmez.
Dolayısıyla, belirtilen durumda kiracının söz konusu tadilat giderleri üzerinden emlak vergisi hesaplaması ve bu nedenle Emlak Vergisi Beyannamesi sunması gerekmemektedir.
Dayanak: Azerbaycan Cumhuriyeti Vergi Kanunu’nun 115, 197, 198 ve 201. maddeleri.
az
en
ru