Kurumlar vergisi indirimlerinden kimler yararlanabilir?

Kurumlar vergisi, işletmelerin ticari faaliyetlerinden elde ettikleri kâra uygulanan temel vergilerden biridir. Vergi Kanunu'nun 103. maddesine göre Azerbaycan Cumhuriyeti'nde yerleşik ve yerleşik olmayan işletmeler ile ticari faaliyetten gelir elde eden kâr amacı gütmeyen kuruluşlar kurumlar vergisinin mükellefidir.
Genel kurala göre, yerleşik işletmelerin kârı yüzde 20 oranında kurumlar vergisine tabi tutulur. Bununla birlikte Vergi Kanunu'nda ekonominin belirli sektörlerinin geliştirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, küçük işletmelerin desteklenmesi ve yenilikçi faaliyetlerin teşvik edilmesi amacıyla çeşitli vergi teşvikleri ve muafiyetler öngörülmüştür. Konuya uzman Jale Abbasova açıklık getiriyor.
Peki bu teşvikler hangi işletmelere ve hangi şartlarda uygulanmaktadır?
Kurumlar vergisi nasıl hesaplanır?
Genel kurala göre işletmenin kârı, elde edilen gelirlerden söz konusu gelirin elde edilmesiyle bağlantılı olarak mevzuata uygun şekilde indirilebilen giderlerin düşülmesi suretiyle belirlenir.
Örneğin, işletmenin 2026 yılı gelirleri 500.000 manat, indirilebilir giderleri ise 400.000 manat olsun.
Bu durumda işletmenin kârı:
500.000 – 400.000 = 100.000 manat
Kurumlar vergisi:
100.000 × %20 = 20.000 manat
olacaktır.
Ancak işletmenin Vergi Kanunu'nda öngörülen teşviklerden yararlanma hakkı varsa, vergiye tabi kâr ve buna bağlı olarak ödenecek kurumlar vergisi tutarı azalır.
1. Mikro işletmelere yüzde 75 oranında teşvik
Vergi Kanunu'nun 106.1.20. maddesine göre, belirlenen şartları karşılayan mikro işletme statüsündeki tüzel kişinin ticari faaliyetinden elde ettiği kârın yüzde 75'i kurumlar vergisinden muaftır.
Bu teşvikten yararlanmak için yalnızca mikro işletme statüsüne sahip olmak yeterli değildir. Çalışanların ortalama aylık sayısı ve zorunlu devlet sosyal sigorta primlerine ilişkin borcun bulunmaması gibi şartların da yerine getirilmesi gerekir.
Örnek:
“AA” LLC'nin 2026 yılında 80.000 manat kâr elde ettiğini ve teşvikten yararlanmak için belirlenen şartları karşıladığını varsayalım.
Kârın yüzde 75'i:
80.000 × %75 = 60.000 manat
Teşvik uygulandıktan sonra vergiye tabi kâr:
80.000 – 60.000 = 20.000 manat
Kurumlar vergisi:
20.000 × %20 = 4.000 manat
olacaktır.
Teşvik uygulanmasaydı vergi 16.000 manat olacaktı. Böylece teşvik sonucunda işletmenin vergi yükü 12.000 manat azalacaktır.
2. Tarımsal faaliyetlere yönelik teşvikler
Tarım sektörünün gelişimini teşvik etmek amacıyla tarımsal ürünlerin üretimiyle uğraşan kişiler için de kurumlar vergisi muafiyetleri öngörülmüştür.
Vergi Kanunu'nun 106.1.14. maddesine göre, tarımsal ürünlerin üretimiyle uğraşan tüzel kişilerin bu faaliyetten elde ettikleri kâr, belirlenen süre boyunca kurumlar vergisinden muaftır.
Bunun yanı sıra tarımsal faaliyetlerden elde edilen faaliyet dışı gelirler, devlet bütçesinden sağlanan sübvansiyonlar ve belirli durumlarda temettü gelirleri için de teşvikler uygulanmaktadır.
Buradaki temel hususlardan biri, tarımsal ürünlerin üretilmesi ile satın alınarak yeniden satılması arasındaki farkın doğru şekilde belirlenmesidir.
Örneğin, bir çiftlik tarafından yetiştirilen domateslerin satışı tarımsal üretim faaliyeti kapsamında değerlendirilebilir. Ancak başka bir üreticiden domates satın alarak yeniden satan işletmenin faaliyeti ticari faaliyet olarak değerlendirildiğinden, tarımsal üreticiler için öngörülen teşvikler bu işletmeye otomatik olarak uygulanmaz.
Son değişikliklere göre, belirli şartlar altında balıkçılık faaliyeti de tarımsal ürünlerin üretimi ve satışı kapsamına dahil edilmiştir.
3. Sanayi ve teknoloji parklarının sakinlerine yönelik teşvikler
Yatırım ve yenilikçi faaliyetlerin teşvik edilmesi amacıyla sanayi ve teknoloji parklarının sakinleri için de vergi teşvikleri öngörülmüştür.
Vergi Kanunu'nun 106.1.13. maddesine göre, belirlenen şartları karşılayan sakinlerin sanayi ve teknoloji parkındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirler, kayıt oldukları raporlama yılından itibaren belirlenen süre boyunca kurumlar vergisinden muaftır.
Ayrıca mevzuatta teknoloji parkı sakinleri tarafından gerçekleştirilen sistem entegrasyonu, yazılım geliştirme ve yazılımın iyileştirilmesi gibi faaliyetler için de özel teşvikler öngörülmektedir.
Örnek:
Teknoloji parkı sakini olan bir şirket yazılım geliştirme faaliyeti yürütüyor ve bu faaliyetten 500.000 manat kâr elde ediyorsa, mevzuatta belirlenen şartları karşılaması halinde söz konusu kâr için kurumlar vergisi teşvikinden yararlanabilir.
Ancak burada önemli olan, işletmenin tüm gelirlerinin otomatik olarak teşvik kapsamındaki gelir olarak kabul edilemeyeceğidir. Teşvik kapsamındaki faaliyete ilişkin gelir ve giderler diğer faaliyetlerden ayrı olarak muhasebeleştirilmelidir.
4. Yatırım teşvik belgesi kapsamında sağlanan teşvik
Yatırımların teşvik edilmesi ve yeni üretim alanlarının oluşturulması amacıyla yatırım teşvik mekanizması uygulanmaktadır.
Vergi Kanunu'nun 106.1.17. maddesine göre, yatırım teşvik belgesi alan tüzel kişinin belgeyi aldığı tarihten itibaren elde ettiği kârın yüzde 50'si 7 yıl süreyle kurumlar vergisinden muaftır.
Bu teşvikten yararlanmak için yatırım teşvik belgesinin mevcut olması ve geçerlilik süresinin dikkate alınması gerekir.
5. Medya kuruluşlarına yönelik teşvikler
Vergi Kanunu'nun 106.1.32. maddesine göre, görsel-işitsel medya kuruluşları hariç olmak üzere medya kuruluşlarının kendi faaliyetlerinden elde ettikleri gelirler, reklam gelirleri dahil olmak üzere, ayrıca mevzuatta belirlenen şekilde sağlanan maddi yardımlarla bağlantılı kârlar kurumlar vergisinden muaftır.
Bu teşvikin süresi mevzuatta belirlenen şekilde ayrıca uzatılmıştır.
6. Toplu yemek ve restoran işletmelerine yönelik teşvik
Vergi Kanunu'nda toplu yemek ve restoran hizmetleri alanında faaliyet gösteren kişiler için de özel bir vergi teşviki öngörülmüştür.
Vergi Kanunu'nun 174.5. maddesine göre, devlet bütçesine KDV hesaplanması sırasında KDV tutarındaki azalmadan elde edilen gelirler belirli durumlarda kurumlar vergisinden muaftır.
Daha önce bu mekanizma ağırlıklı olarak sağlık kuruluşları için uygulanırken, 2026 yılında yapılan değişikliklerle toplu yemek ve restoran hizmetleri alanında faaliyet gösteren kişiler de ilgili teşvikten yararlanabilmektedir.
Teşviklerin uygulanmasında nelere dikkat edilmelidir?
Kurumlar vergisi teşviklerinin uygulanması sırasında işletmenin yalnızca belirli bir kategoriye dahil olması yeterli değildir. Teşvikten yararlanma hakkının doğması için mevzuatta öngörülen diğer şartların da dikkatlice kontrol edilmesi gerekir.
Özellikle işletmenin hem teşvik kapsamındaki faaliyetleri hem de diğer faaliyetleri yürüttüğü durumlarda gelir ve giderlerin doğru şekilde ayrıştırılması büyük önem taşır.
Örneğin işletme, yatırım projesi kapsamında üretim faaliyetinin yanı sıra ayrı bir ticari faaliyet de yürütüyorsa, tüm kârın teşvik kapsamında kabul edilmesi doğru değildir. Teşvik kapsamındaki ve diğer faaliyetlere ilişkin gelir ve giderler ayrı ayrı belirlenmelidir.
Muhasebeciler hangi hususları kontrol etmelidir?
Kurumlar vergisi teşvikleri uygulanırken aşağıdaki hususların sırasıyla kontrol edilmesi önerilir:
1. İşletmenin hangi işletme kategorisine dahil olduğunu belirlemek;
2. Teşvikten yararlanmak için mevzuatta belirlenen şartları kontrol etmek;
3. Teşvik kapsamındaki faaliyetleri diğer faaliyetlerden ayırmak;
4. Teşvik kapsamındaki gelirler ve bunlarla bağlantılı giderler için ayrı ve doğru muhasebe kayıtları tutmak;
5. Çalışanların ortalama aylık sayısını doğru belirlemek;
6. Vergiler ve zorunlu devlet sosyal sigorta primlerine ilişkin borçların durumunu kontrol etmek;
7. Yatırım teşvik belgesinin veya yerleşik işletme statüsünün geçerlilik süresini belirlemek;
8. Teşvikin hangi raporlama döneminde uygulanabileceğini kesin olarak belirlemek.
Sonuç
Kurumlar vergisi teşvikleri, işletmelerin vergi yükünü azaltmalarına imkân sağlayan önemli mekanizmalardan biridir. Ancak teşviklerden doğru şekilde yararlanabilmek için işletmenin yalnızca teşvik kapsamındaki kategoriye dahil olması yeterli değildir; mevzuatta belirlenen tüm şartların yerine getirilmesi gerekir.
Özellikle faaliyetlerin doğru sınıflandırılması, gelir ve giderlerin ayrı olarak muhasebeleştirilmesi, teşviklerin süresinin ve uygulama şartlarının doğru belirlenmesi vergi yükümlülüklerinin hesaplanmasında önemli rol oynar.
Bu nedenle 2026 yılı kurumlar vergisi hesaplanırken işletmenin yararlanabileceği teşviklerin önceden belirlenmesi ve bunların uygulanma şartlarının dikkatlice kontrol edilmesi tavsiye edilir.

Kurumlar vergisi, işletmelerin ticari faaliyetlerinden elde ettikleri kâra uygulanan temel vergilerden biridir. Vergi Kanunu'nun 103. maddesine göre Azerbaycan Cumhuriyeti'nde yerleşik ve yerleşik olmayan işletmeler ile ticari faaliyetten gelir elde eden kâr amacı gütmeyen kuruluşlar kurumlar vergisinin mükellefidir.
Genel kurala göre, yerleşik işletmelerin kârı yüzde 20 oranında kurumlar vergisine tabi tutulur. Bununla birlikte Vergi Kanunu'nda ekonominin belirli sektörlerinin geliştirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, küçük işletmelerin desteklenmesi ve yenilikçi faaliyetlerin teşvik edilmesi amacıyla çeşitli vergi teşvikleri ve muafiyetler öngörülmüştür. Konuya uzman Jale Abbasova açıklık getiriyor.
Peki bu teşvikler hangi işletmelere ve hangi şartlarda uygulanmaktadır?
Kurumlar vergisi nasıl hesaplanır?
Genel kurala göre işletmenin kârı, elde edilen gelirlerden söz konusu gelirin elde edilmesiyle bağlantılı olarak mevzuata uygun şekilde indirilebilen giderlerin düşülmesi suretiyle belirlenir.
Örneğin, işletmenin 2026 yılı gelirleri 500.000 manat, indirilebilir giderleri ise 400.000 manat olsun.
Bu durumda işletmenin kârı:
500.000 – 400.000 = 100.000 manat
Kurumlar vergisi:
100.000 × %20 = 20.000 manat
olacaktır.
Ancak işletmenin Vergi Kanunu'nda öngörülen teşviklerden yararlanma hakkı varsa, vergiye tabi kâr ve buna bağlı olarak ödenecek kurumlar vergisi tutarı azalır.
1. Mikro işletmelere yüzde 75 oranında teşvik
Vergi Kanunu'nun 106.1.20. maddesine göre, belirlenen şartları karşılayan mikro işletme statüsündeki tüzel kişinin ticari faaliyetinden elde ettiği kârın yüzde 75'i kurumlar vergisinden muaftır.
Bu teşvikten yararlanmak için yalnızca mikro işletme statüsüne sahip olmak yeterli değildir. Çalışanların ortalama aylık sayısı ve zorunlu devlet sosyal sigorta primlerine ilişkin borcun bulunmaması gibi şartların da yerine getirilmesi gerekir.
Örnek:
“AA” LLC'nin 2026 yılında 80.000 manat kâr elde ettiğini ve teşvikten yararlanmak için belirlenen şartları karşıladığını varsayalım.
Kârın yüzde 75'i:
80.000 × %75 = 60.000 manat
Teşvik uygulandıktan sonra vergiye tabi kâr:
80.000 – 60.000 = 20.000 manat
Kurumlar vergisi:
20.000 × %20 = 4.000 manat
olacaktır.
Teşvik uygulanmasaydı vergi 16.000 manat olacaktı. Böylece teşvik sonucunda işletmenin vergi yükü 12.000 manat azalacaktır.
2. Tarımsal faaliyetlere yönelik teşvikler
Tarım sektörünün gelişimini teşvik etmek amacıyla tarımsal ürünlerin üretimiyle uğraşan kişiler için de kurumlar vergisi muafiyetleri öngörülmüştür.
Vergi Kanunu'nun 106.1.14. maddesine göre, tarımsal ürünlerin üretimiyle uğraşan tüzel kişilerin bu faaliyetten elde ettikleri kâr, belirlenen süre boyunca kurumlar vergisinden muaftır.
Bunun yanı sıra tarımsal faaliyetlerden elde edilen faaliyet dışı gelirler, devlet bütçesinden sağlanan sübvansiyonlar ve belirli durumlarda temettü gelirleri için de teşvikler uygulanmaktadır.
Buradaki temel hususlardan biri, tarımsal ürünlerin üretilmesi ile satın alınarak yeniden satılması arasındaki farkın doğru şekilde belirlenmesidir.
Örneğin, bir çiftlik tarafından yetiştirilen domateslerin satışı tarımsal üretim faaliyeti kapsamında değerlendirilebilir. Ancak başka bir üreticiden domates satın alarak yeniden satan işletmenin faaliyeti ticari faaliyet olarak değerlendirildiğinden, tarımsal üreticiler için öngörülen teşvikler bu işletmeye otomatik olarak uygulanmaz.
Son değişikliklere göre, belirli şartlar altında balıkçılık faaliyeti de tarımsal ürünlerin üretimi ve satışı kapsamına dahil edilmiştir.
3. Sanayi ve teknoloji parklarının sakinlerine yönelik teşvikler
Yatırım ve yenilikçi faaliyetlerin teşvik edilmesi amacıyla sanayi ve teknoloji parklarının sakinleri için de vergi teşvikleri öngörülmüştür.
Vergi Kanunu'nun 106.1.13. maddesine göre, belirlenen şartları karşılayan sakinlerin sanayi ve teknoloji parkındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirler, kayıt oldukları raporlama yılından itibaren belirlenen süre boyunca kurumlar vergisinden muaftır.
Ayrıca mevzuatta teknoloji parkı sakinleri tarafından gerçekleştirilen sistem entegrasyonu, yazılım geliştirme ve yazılımın iyileştirilmesi gibi faaliyetler için de özel teşvikler öngörülmektedir.
Örnek:
Teknoloji parkı sakini olan bir şirket yazılım geliştirme faaliyeti yürütüyor ve bu faaliyetten 500.000 manat kâr elde ediyorsa, mevzuatta belirlenen şartları karşılaması halinde söz konusu kâr için kurumlar vergisi teşvikinden yararlanabilir.
Ancak burada önemli olan, işletmenin tüm gelirlerinin otomatik olarak teşvik kapsamındaki gelir olarak kabul edilemeyeceğidir. Teşvik kapsamındaki faaliyete ilişkin gelir ve giderler diğer faaliyetlerden ayrı olarak muhasebeleştirilmelidir.
4. Yatırım teşvik belgesi kapsamında sağlanan teşvik
Yatırımların teşvik edilmesi ve yeni üretim alanlarının oluşturulması amacıyla yatırım teşvik mekanizması uygulanmaktadır.
Vergi Kanunu'nun 106.1.17. maddesine göre, yatırım teşvik belgesi alan tüzel kişinin belgeyi aldığı tarihten itibaren elde ettiği kârın yüzde 50'si 7 yıl süreyle kurumlar vergisinden muaftır.
Bu teşvikten yararlanmak için yatırım teşvik belgesinin mevcut olması ve geçerlilik süresinin dikkate alınması gerekir.
5. Medya kuruluşlarına yönelik teşvikler
Vergi Kanunu'nun 106.1.32. maddesine göre, görsel-işitsel medya kuruluşları hariç olmak üzere medya kuruluşlarının kendi faaliyetlerinden elde ettikleri gelirler, reklam gelirleri dahil olmak üzere, ayrıca mevzuatta belirlenen şekilde sağlanan maddi yardımlarla bağlantılı kârlar kurumlar vergisinden muaftır.
Bu teşvikin süresi mevzuatta belirlenen şekilde ayrıca uzatılmıştır.
6. Toplu yemek ve restoran işletmelerine yönelik teşvik
Vergi Kanunu'nda toplu yemek ve restoran hizmetleri alanında faaliyet gösteren kişiler için de özel bir vergi teşviki öngörülmüştür.
Vergi Kanunu'nun 174.5. maddesine göre, devlet bütçesine KDV hesaplanması sırasında KDV tutarındaki azalmadan elde edilen gelirler belirli durumlarda kurumlar vergisinden muaftır.
Daha önce bu mekanizma ağırlıklı olarak sağlık kuruluşları için uygulanırken, 2026 yılında yapılan değişikliklerle toplu yemek ve restoran hizmetleri alanında faaliyet gösteren kişiler de ilgili teşvikten yararlanabilmektedir.
Teşviklerin uygulanmasında nelere dikkat edilmelidir?
Kurumlar vergisi teşviklerinin uygulanması sırasında işletmenin yalnızca belirli bir kategoriye dahil olması yeterli değildir. Teşvikten yararlanma hakkının doğması için mevzuatta öngörülen diğer şartların da dikkatlice kontrol edilmesi gerekir.
Özellikle işletmenin hem teşvik kapsamındaki faaliyetleri hem de diğer faaliyetleri yürüttüğü durumlarda gelir ve giderlerin doğru şekilde ayrıştırılması büyük önem taşır.
Örneğin işletme, yatırım projesi kapsamında üretim faaliyetinin yanı sıra ayrı bir ticari faaliyet de yürütüyorsa, tüm kârın teşvik kapsamında kabul edilmesi doğru değildir. Teşvik kapsamındaki ve diğer faaliyetlere ilişkin gelir ve giderler ayrı ayrı belirlenmelidir.
Muhasebeciler hangi hususları kontrol etmelidir?
Kurumlar vergisi teşvikleri uygulanırken aşağıdaki hususların sırasıyla kontrol edilmesi önerilir:
1. İşletmenin hangi işletme kategorisine dahil olduğunu belirlemek;
2. Teşvikten yararlanmak için mevzuatta belirlenen şartları kontrol etmek;
3. Teşvik kapsamındaki faaliyetleri diğer faaliyetlerden ayırmak;
4. Teşvik kapsamındaki gelirler ve bunlarla bağlantılı giderler için ayrı ve doğru muhasebe kayıtları tutmak;
5. Çalışanların ortalama aylık sayısını doğru belirlemek;
6. Vergiler ve zorunlu devlet sosyal sigorta primlerine ilişkin borçların durumunu kontrol etmek;
7. Yatırım teşvik belgesinin veya yerleşik işletme statüsünün geçerlilik süresini belirlemek;
8. Teşvikin hangi raporlama döneminde uygulanabileceğini kesin olarak belirlemek.
Sonuç
Kurumlar vergisi teşvikleri, işletmelerin vergi yükünü azaltmalarına imkân sağlayan önemli mekanizmalardan biridir. Ancak teşviklerden doğru şekilde yararlanabilmek için işletmenin yalnızca teşvik kapsamındaki kategoriye dahil olması yeterli değildir; mevzuatta belirlenen tüm şartların yerine getirilmesi gerekir.
Özellikle faaliyetlerin doğru sınıflandırılması, gelir ve giderlerin ayrı olarak muhasebeleştirilmesi, teşviklerin süresinin ve uygulama şartlarının doğru belirlenmesi vergi yükümlülüklerinin hesaplanmasında önemli rol oynar.
Bu nedenle 2026 yılı kurumlar vergisi hesaplanırken işletmenin yararlanabileceği teşviklerin önceden belirlenmesi ve bunların uygulanma şartlarının dikkatlice kontrol edilmesi tavsiye edilir.
az
en
ru