Barter ve borçların karşılıklı mahsuplaşması durumunda KDV’nin ödenme zamanı nasıl belirlenir?
Barter ve borçların karşılıklı mahsuplaşması durumunda KDV’nin ödenme zamanı nasıl belirlenir?

Karşılıklı ticari işlemler sırasında birçok durumda vergi mükelleflerinin alacak ve borçları oluşmaktadır. Bu süreçte onları en çok ilgilendiren konulardan biri, işlemlerin barter işlemi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve KDV’nin hangi tarihte doğacağıdır. Konuyu Altay Caferov örnekler üzerinden açıklamaktadır.
Örnek 1: “AA” Ltd. Şti., Kasım 2025’in başında “SS” Ltd. Şti.’ne toplam 11.800 manat tutarında (10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat) mal satmış, ancak malların bedeli “SS” Ltd. Şti. tarafından ödenmemiştir. Aynı zamanda Kasım ayının ortalarında “SS” Ltd. Şti., “AA” Ltd. Şti.’ne toplam 11.800,00 manat tutarında (10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat) mal satmış, bu malların bedeli de “AA” Ltd. Şti. tarafından ödenmemiştir.
Örnek 2: “AA” Ltd. Şti., Kasım 2025’in başında “SS” Ltd. Şti.’ne toplam 11.800 manat tutarında (10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat) mal satmış ve “SS” Ltd. Şti. bu malların bedelini ödememiştir. Aynı zamanda Aralık ayında “SS” Ltd. Şti., “AA” Ltd. Şti.’ne toplam değeri 11.800 manat olan (10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat) mallar satmıştır. “AA” Ltd. Şti. ise malların bedelini ödememiştir. Her iki durumda da taraflar arasında gerçekleştirilen işlemler barter işlemi sayılır mı? Bu durumda KDV açısından vergilendirme zamanı nasıl düzenlenir?
Azerbaycan Cumhuriyeti Medeni Kanunu’nun 662’nci maddesinde, trampa (değişim) sözleşmesine göre taraflardan her birinin, diğer tarafa mülkiyetinde bulunan bir malı başka bir mal karşılığında vermeyi taahhüt ettiği belirtilmiştir. Trampa sözleşmesine satışa ilişkin hükümler kıyasen uygulanır. Trampa sözleşmesi kapsamındaki her bir taraf, karşı tarafa vermeyi taahhüt ettiği malın satıcısı ve aldığı malın alıcısı sayılır.
Aynı zamanda Azerbaycan Cumhuriyeti Vergi Kanunu’nun 159.4’üncü maddesinde, vergi mükellefinin bedelli veya bedelsiz olarak çalışanlarına ya da diğer kişilere mal teslim etmesi, iş yapması veya hizmet sunması ile birlikte barter işlemlerinin de vergilendirilebilir işlem sayıldığı belirtilmiştir.
Ayrıca, KDV’nin doğduğu zamanın belirlenmesi doğrudan Vergi Kanunu’nun 166’ncı maddesi ile düzenlenmektedir. Kanun’un 166.1’inci maddesine göre, bu maddede başka haller öngörülmedikçe, vergilendirilebilir işlemin zamanı, teslim edilen mallar (işler ve hizmetler) için ödemenin yapıldığı zamandır. Ödeme aşağıdaki hallerde yapılmış sayılır:
ayni olarak yapıldığında veya barter durumunda — varlıkların elde edildiği (barterin gerçekleştiği) tarih.
Hem Medeni Kanun’un hem de Vergi Kanunu’nun hükümleri dikkate alındığında, trampa (barter) işlemlerinin taraflarca önceden sözleşme çerçevesinde kararlaştırılması gerektiği sonucuna varılabilir. Barter sözleşmesi genellikle tek bir sözleşme ile düzenlenir. Yani taraflar, tek bir sözleşme kapsamında birbirlerine sunacakları mal, iş ve hizmetleri kararlaştırırlar. Barter sözleşmelerinde vergilendirme açısından esas alınan tarih, barterin gerçekleştiği tarihtir.
Örneklerde yer alan işlemlerin devamı olarak iki durumu ele alalım:
Birinci durum olarak, tarafların tek bir sözleşme kapsamında birbirlerine toplam değeri 11.800 manat olan malları teslim etmeyi ve bu işlemin trampa (barter) işlemi olarak kabul edilmesini kararlaştırdıklarını varsayalım. Bu durumda, birinci örnekte “AA” Ltd. Şti., Kasım ayına ait KDV beyannamesinde 10.000 manatı (ana tutar) Ek 3’te 301.1.1.6 numaralı satırda (barter işlemleri) hem teslim edilen hem de alınan kısımda gösterecektir.
İkinci örnekte ise “AA” Ltd. Şti., Kasım ayına ait KDV beyannamesinde 10.000 manatı (ana tutar) Ek 3’te 301.1.1.6 numaralı satırda (barter işlemleri) teslim edilen kısımda gösterecektir. Karşı taraf olan “SS” Ltd. Şti.’nden barter işlemleri kapsamında mallar teslim alındığından ve barter gerçekleşmiş sayıldığından, Aralık ayına ait KDV beyannamesinde 10.000 manatı (ana tutar) Ek 3’te 301.1.1.6 numaralı satırda (barter işlemleri) alınan kısımda gösterecektir.
Peki, bu durumlarda KDV’nin akıbeti nasıl olacaktır?
Ltd. şirketler, KDV tutarlarını birbirlerinin KDV depozito hesaplarına yatırmalıdır ki her iki tarafta da bu tutarlar hem hesaplanan KDV hem de mahsup edilen KDV olarak kaydedilsin. Sonuç olarak, KDV beyannamesinde bütçeye ilave tahakkuklar ve ödemeler yapılmamalıdır.
İkinci durum olarak, tarafların barter işlemlerinin yapılmasına ilişkin herhangi bir sözleşme imzalamadıklarını ele alalım. Bu durumda, bir taraf diğer tarafa sözleşme kapsamında mal satmış, diğer taraf ise daha sonra birinci tarafa mal teslim etmiştir. Yani barter yapılmasına ilişkin önceden bir anlaşma bulunmamaktadır.
Bu durumda artık Medeni Kanun ve Vergi Kanunu’nun barter işlemlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz. Nitekim “AA” Ltd. Şti., Kasım ayında teslim ettiği 10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat olmak üzere toplam 11.800 manat tutarındaki malları, muhasebe ve vergi kayıtlarında alacak (debitor) olarak kaydedecektir. KDV beyannamesinde ise 10.000 manat (ana tutar) Ek 3’te teslim edilen mallar bölümünde gösterilecektir. “SS” Ltd. Şti.’nden alınan mallar nedeniyle oluşan 11.800 manat tutarındaki borç ise, muhasebe ve vergi kayıtlarında Kasım ayında oluşan 10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat, toplam 11.800 manat tutarındaki borç (kreditor) olarak kaydedilecektir.
Sonuç olarak, taraflar birbirlerine olan borçlarını ödemezlerse, hem muhasebe hem de vergi kayıtlarında her iki taraf açısından da borçlar kalmaya devam edecektir. KDV beyannamelerinde bu tutarlar ne tahsilat ne de mahsup olarak gösterilecektir.
Varsayalım ki “SS” Ltd. Şti. toplam değeri 11.800 manat olan malları teslim ettiğinde, taraflar birbirlerine olan borçlarını karşılıklı mahsuplaştırma konusunda anlaşmaya varırlar. Bu durumda Vergi Kanunu’nun 166.1.2’nci maddesine başvurulmalıdır. Söz konusu maddede, karşılıklı mahsuplaşma yapıldığında ödemenin, yükümlülüğün sona erdiği veya ödendiği tarihte yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Bu hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere, taraflar borçlarını karşılıklı olarak mahsuplaştırırlarsa, bu tarih KDV açısından vergilendirme zamanı olarak kabul edilir.
Dolayısıyla, birinci örnekte Kasım ayında, ikinci örnekte ise Aralık ayında, işlemler barter niteliğinde olmasa bile, tarafların borçlarını karşılıklı olarak mahsuplaştırmayı kabul etmeleri halinde KDV’nin doğduğu ay, karşılıklı mahsuplaşmanın resmileştirildiği ay olacaktır. KDV tutarları taraflarca birbirlerinin KDV depozito hesaplarına yatırılmalıdır ki her iki tarafta da hem hesaplanan hem de mahsup edilen KDV olarak kaydedilsin. Böylece KDV beyannamesinde bütçeye ilave tahakkuk ve ödeme yapılmasının önüne geçilecektir.
Sonuç olarak, vergilendirme açısından barter işlemlerinde vergilendirme zamanı, barterin gerçekleştiği tarihtir. Mal, iş ve hizmetlerin tesliminden sonra (barter dışı işlemlerde) ise vergilendirme zamanı, karşılıklı yükümlülüklerin (borçların) sona erdiği tarihtir.

Karşılıklı ticari işlemler sırasında birçok durumda vergi mükelleflerinin alacak ve borçları oluşmaktadır. Bu süreçte onları en çok ilgilendiren konulardan biri, işlemlerin barter işlemi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve KDV’nin hangi tarihte doğacağıdır. Konuyu Altay Caferov örnekler üzerinden açıklamaktadır.
Örnek 1: “AA” Ltd. Şti., Kasım 2025’in başında “SS” Ltd. Şti.’ne toplam 11.800 manat tutarında (10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat) mal satmış, ancak malların bedeli “SS” Ltd. Şti. tarafından ödenmemiştir. Aynı zamanda Kasım ayının ortalarında “SS” Ltd. Şti., “AA” Ltd. Şti.’ne toplam 11.800,00 manat tutarında (10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat) mal satmış, bu malların bedeli de “AA” Ltd. Şti. tarafından ödenmemiştir.
Örnek 2: “AA” Ltd. Şti., Kasım 2025’in başında “SS” Ltd. Şti.’ne toplam 11.800 manat tutarında (10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat) mal satmış ve “SS” Ltd. Şti. bu malların bedelini ödememiştir. Aynı zamanda Aralık ayında “SS” Ltd. Şti., “AA” Ltd. Şti.’ne toplam değeri 11.800 manat olan (10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat) mallar satmıştır. “AA” Ltd. Şti. ise malların bedelini ödememiştir. Her iki durumda da taraflar arasında gerçekleştirilen işlemler barter işlemi sayılır mı? Bu durumda KDV açısından vergilendirme zamanı nasıl düzenlenir?
Azerbaycan Cumhuriyeti Medeni Kanunu’nun 662’nci maddesinde, trampa (değişim) sözleşmesine göre taraflardan her birinin, diğer tarafa mülkiyetinde bulunan bir malı başka bir mal karşılığında vermeyi taahhüt ettiği belirtilmiştir. Trampa sözleşmesine satışa ilişkin hükümler kıyasen uygulanır. Trampa sözleşmesi kapsamındaki her bir taraf, karşı tarafa vermeyi taahhüt ettiği malın satıcısı ve aldığı malın alıcısı sayılır.
Aynı zamanda Azerbaycan Cumhuriyeti Vergi Kanunu’nun 159.4’üncü maddesinde, vergi mükellefinin bedelli veya bedelsiz olarak çalışanlarına ya da diğer kişilere mal teslim etmesi, iş yapması veya hizmet sunması ile birlikte barter işlemlerinin de vergilendirilebilir işlem sayıldığı belirtilmiştir.
Ayrıca, KDV’nin doğduğu zamanın belirlenmesi doğrudan Vergi Kanunu’nun 166’ncı maddesi ile düzenlenmektedir. Kanun’un 166.1’inci maddesine göre, bu maddede başka haller öngörülmedikçe, vergilendirilebilir işlemin zamanı, teslim edilen mallar (işler ve hizmetler) için ödemenin yapıldığı zamandır. Ödeme aşağıdaki hallerde yapılmış sayılır:
ayni olarak yapıldığında veya barter durumunda — varlıkların elde edildiği (barterin gerçekleştiği) tarih.
Hem Medeni Kanun’un hem de Vergi Kanunu’nun hükümleri dikkate alındığında, trampa (barter) işlemlerinin taraflarca önceden sözleşme çerçevesinde kararlaştırılması gerektiği sonucuna varılabilir. Barter sözleşmesi genellikle tek bir sözleşme ile düzenlenir. Yani taraflar, tek bir sözleşme kapsamında birbirlerine sunacakları mal, iş ve hizmetleri kararlaştırırlar. Barter sözleşmelerinde vergilendirme açısından esas alınan tarih, barterin gerçekleştiği tarihtir.
Örneklerde yer alan işlemlerin devamı olarak iki durumu ele alalım:
Birinci durum olarak, tarafların tek bir sözleşme kapsamında birbirlerine toplam değeri 11.800 manat olan malları teslim etmeyi ve bu işlemin trampa (barter) işlemi olarak kabul edilmesini kararlaştırdıklarını varsayalım. Bu durumda, birinci örnekte “AA” Ltd. Şti., Kasım ayına ait KDV beyannamesinde 10.000 manatı (ana tutar) Ek 3’te 301.1.1.6 numaralı satırda (barter işlemleri) hem teslim edilen hem de alınan kısımda gösterecektir.
İkinci örnekte ise “AA” Ltd. Şti., Kasım ayına ait KDV beyannamesinde 10.000 manatı (ana tutar) Ek 3’te 301.1.1.6 numaralı satırda (barter işlemleri) teslim edilen kısımda gösterecektir. Karşı taraf olan “SS” Ltd. Şti.’nden barter işlemleri kapsamında mallar teslim alındığından ve barter gerçekleşmiş sayıldığından, Aralık ayına ait KDV beyannamesinde 10.000 manatı (ana tutar) Ek 3’te 301.1.1.6 numaralı satırda (barter işlemleri) alınan kısımda gösterecektir.
Peki, bu durumlarda KDV’nin akıbeti nasıl olacaktır?
Ltd. şirketler, KDV tutarlarını birbirlerinin KDV depozito hesaplarına yatırmalıdır ki her iki tarafta da bu tutarlar hem hesaplanan KDV hem de mahsup edilen KDV olarak kaydedilsin. Sonuç olarak, KDV beyannamesinde bütçeye ilave tahakkuklar ve ödemeler yapılmamalıdır.
İkinci durum olarak, tarafların barter işlemlerinin yapılmasına ilişkin herhangi bir sözleşme imzalamadıklarını ele alalım. Bu durumda, bir taraf diğer tarafa sözleşme kapsamında mal satmış, diğer taraf ise daha sonra birinci tarafa mal teslim etmiştir. Yani barter yapılmasına ilişkin önceden bir anlaşma bulunmamaktadır.
Bu durumda artık Medeni Kanun ve Vergi Kanunu’nun barter işlemlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz. Nitekim “AA” Ltd. Şti., Kasım ayında teslim ettiği 10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat olmak üzere toplam 11.800 manat tutarındaki malları, muhasebe ve vergi kayıtlarında alacak (debitor) olarak kaydedecektir. KDV beyannamesinde ise 10.000 manat (ana tutar) Ek 3’te teslim edilen mallar bölümünde gösterilecektir. “SS” Ltd. Şti.’nden alınan mallar nedeniyle oluşan 11.800 manat tutarındaki borç ise, muhasebe ve vergi kayıtlarında Kasım ayında oluşan 10.000 manat + %18 KDV 1.800 manat, toplam 11.800 manat tutarındaki borç (kreditor) olarak kaydedilecektir.
Sonuç olarak, taraflar birbirlerine olan borçlarını ödemezlerse, hem muhasebe hem de vergi kayıtlarında her iki taraf açısından da borçlar kalmaya devam edecektir. KDV beyannamelerinde bu tutarlar ne tahsilat ne de mahsup olarak gösterilecektir.
Varsayalım ki “SS” Ltd. Şti. toplam değeri 11.800 manat olan malları teslim ettiğinde, taraflar birbirlerine olan borçlarını karşılıklı mahsuplaştırma konusunda anlaşmaya varırlar. Bu durumda Vergi Kanunu’nun 166.1.2’nci maddesine başvurulmalıdır. Söz konusu maddede, karşılıklı mahsuplaşma yapıldığında ödemenin, yükümlülüğün sona erdiği veya ödendiği tarihte yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Bu hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere, taraflar borçlarını karşılıklı olarak mahsuplaştırırlarsa, bu tarih KDV açısından vergilendirme zamanı olarak kabul edilir.
Dolayısıyla, birinci örnekte Kasım ayında, ikinci örnekte ise Aralık ayında, işlemler barter niteliğinde olmasa bile, tarafların borçlarını karşılıklı olarak mahsuplaştırmayı kabul etmeleri halinde KDV’nin doğduğu ay, karşılıklı mahsuplaşmanın resmileştirildiği ay olacaktır. KDV tutarları taraflarca birbirlerinin KDV depozito hesaplarına yatırılmalıdır ki her iki tarafta da hem hesaplanan hem de mahsup edilen KDV olarak kaydedilsin. Böylece KDV beyannamesinde bütçeye ilave tahakkuk ve ödeme yapılmasının önüne geçilecektir.
Sonuç olarak, vergilendirme açısından barter işlemlerinde vergilendirme zamanı, barterin gerçekleştiği tarihtir. Mal, iş ve hizmetlerin tesliminden sonra (barter dışı işlemlerde) ise vergilendirme zamanı, karşılıklı yükümlülüklerin (borçların) sona erdiği tarihtir.


