İzin süresinde ortalama ücretin hesaplanmasındaki ince noktalar
İzin süresinde ortalama ücretin hesaplanmasındaki ince noktalar

2026 yılından itibaren İş Kanunu’nda önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerden biri de yıllık ücretli izin süresinde ortalama ücretin hesaplanmasıyla ilgilidir. Konuyu Altay Cəfərov yorumlamaktadır.
Bu konuyla ilgili medyada çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Ancak yıllık izin sırasında ortalama ücretin hesaplanması ve ödenmesiyle ilgili ince bir nokta da bulunmaktadır. İş Kanunu’nun 111.1 maddesinde, çalışanın izinli olduğu süre boyunca iş yerinin, görev unvanının (mesleğinin) ve bu Kanunda öngörülen hallerde son ücretinden az olmamak kaydıyla ortalama ücretinin korunacağı; ayrıca işverenin inisiyatifiyle iş sözleşmesinin feshedilmesinin ve çalışanın disiplin sorumluluğuna tabi tutulmasının yasak olduğu belirtilmiştir. Bu süre, çalışanın toplam hizmet süresine ve mesleki kıdemine dâhil edilir.
Maddeden açıkça anlaşılmaktadır ki, izin süresince çalışanın ortalama ücreti korunur; basit ifadeyle, çalışana izin dönemi için ortalama ücret hesaplanır ve ödenir. Eğer hesaplanan izin ücreti çalışanın son ücretinden düşük olursa, bu durumda izin ücreti son ücret tutarında ödenir.
Bilindiği üzere, izin süresince ortalama ücretin hesaplanması ve ödenmesi İş Kanunu’nun 140. maddesi ile düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin 5. fıkrasına göre, çalışana izin süresi için ödenecek ortalama ücret, iznin başlamasından en geç 3 gün önce ödenmelidir. İş sözleşmelerinde veya toplu iş sözleşmesinde, izne çıkan çalışanlar için izin süresine ait ortalama ücretin, bir sonraki ücretin (avans veya kalan kısmın) ödendiği günden geç olmamak kaydıyla farklı sürelerde ödenmesi de kararlaştırılabilir.
Bu durumda şu soru ortaya çıkmaktadır: İzin ücreti izne çıkmadan en geç 3 gün önce ödenmeliyse, İş Kanunu’nun 111. maddesinin gereklerine göre hangi ayın son ücreti esas alınmalı ve nasıl uygulanmalıdır?
Bu konuya tam açıklık getirmek için bir örnek üzerinden inceleyelim.
Örnek: “AA” Ltd. Şti.’nin bir çalışanının Ocak ayı ücreti 1.000 manat, Şubat ayı ücreti ise 1.200 manat olmuştur. Çalışan, 5 Ocak – 10 Şubat tarihleri arasında toplam 36 gün izin kullanmıştır. Kanunun 140. maddesi uyarınca yapılan hesaplamalarda çalışanın günlük ortalama ücreti 29 manat olarak belirlenmiştir. Buna göre 36 günlük izin ücreti 1.044 manat olmuştur: 29 × 36 = 1.044 manat.
Şirket, izin ücretini hesaplayarak çalışana izne çıkmadan 3 gün önce ödemiştir.
Peki, hesaplanan 1.044 manat tutarındaki izin ücreti, İş Kanunu’nun 140. maddesine göre çalışanın son ücretinden az mıdır yoksa fazla mıdır?
İlk bakışta, 1.044 manat izin ücretinin çalışanın Ocak ayı ücretinden (1.000 manat) fazla olduğu görülmektedir. Ancak 31 gün için hesaplanan izin ücreti 899 manat olmaktadır: 31 × 29 = 899 manat.
Bu tutar Ocak ayı ücretinden düşüktür. Yani toplam 36 günlük izin ücreti son ay ücretinden fazla olsa da, ortalama bir aylık (31 günlük) izin ücreti olan 899 manat, Ocak ayı ücretinden azdır.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli husus şudur: Yıllık izin ücreti önceden hesaplanıp ödenir ve çalışan izinden döndükten sonra yeniden hesaplamalar yapılır. Yukarıdaki örnekte izin dönemi 5 Ocak – 10 Şubat tarihleri arasında olduğu için, 5–31 Ocak dönemine ait izin ücreti Ocak ayı ücretine eklenir; 1–10 Şubat dönemine ait izin ücreti ise Şubat ayı ücretine eklenerek gerekli kesintiler yapılır.
Bu nedenle önce Ocak ayı hesaplamalarına bakalım. Şirkette 5 günlük çalışma düzeni uygulanmakta olup Ocak ayında 19 iş günü vardır ve resmi tatiller nedeniyle ilk iş günü 5 Ocak’tır. Çalışan 5 Ocak’ta izne çıktığı için, Ocak ayının tamamında izinli sayılır ve bu ay için fiilen ücret hesaplanmaz.
5–31 Ocak döneminde 27 takvim günü bulunmaktadır. Günlük ortalama ücret 29 manat olduğundan, bu dönem için hesaplanan izin ücreti 783 manat olur: 29 × 27 = 783 manat.
1–10 Şubat tarihleri arasında (20 Ocak Ulusal Yas Günü nedeniyle izin 1 gün uzatıldığından) izin ücreti 261 manat olur: 9 × 29 = 261 manat.
11–28 Şubat tarihleri arasında 13 iş günü vardır. Bu nedenle Şubat ayı ücreti 780 manat olarak hesaplanır: 1.200 / 20 (iş günü) = 60 manat; 60 × 13 = 780 manat.
Hesaplamalar göstermektedir ki, Ocak ayındaki son aylık ücret 1.000 manat olmasına rağmen, Ocak ayı için hesaplanan izin ücreti 783 manat; Şubat ayında ise ücret 780 manat ve izin ücreti 261 manat olmak üzere toplam aylık gelir 1.041 manat olmuştur. Ayrıca izin ücreti 30 veya 31 gün için değil, 36 gün için hesaplanmıştır. Bu nedenle son aylık ücret tutarını bu hesaplamalara doğrudan uygulamak mümkün değildir.
Peki, İş Kanunu’nun 111. maddesinde belirtilen “son ücret” olarak Ocak ayının 1.000 manatı mı dikkate alınmalıdır? Eğer son ücret 1.000 manat ise, bu tutar 30 gün için mi yoksa 36 gün için mi esas alınmalıdır? Hatta bazı durumlarda izinler birleştirilebilir ve izin süresi 30 gün değil, 45 gün veya daha fazla olabilir. Bu durumda son ücret hangi gün sayısı için dikkate alınmalıdır?
Görüldüğü üzere, Ocak ayının son aylık ücreti olan 1.000 manat bu tür durumlara uygulanamamaktadır. Bu nedenle İş Kanunu’nun 111. maddesindeki ifadeye tekrar dikkatle bakılmalıdır. Maddede “... son ücretten az olmamak kaydıyla ortalama ücret korunur ...” ifadesi yer almaktadır. “Son ücret” kavramının açıklamasına bakalım. İş Kanunu’nun 154. maddesinin 1. fıkrasında ücretin; çalışanın iş sözleşmesiyle belirlenen işini yerine getirmesi karşılığında, çalışılan süreye göre işveren tarafından günlük veya aylık olarak ödenen tutar ile ek ödemeler, primler ve diğer ödemelerin toplamı olduğu belirtilmiştir.
Bu maddeden de açıkça anlaşılmaktadır ki, ücret yalnızca aylık değil, günlük de olabilir. Dolayısıyla Kanun’un 111. maddesinde “son ücret” denildiğine göre, hesaplamalarda aylık değil, günlük ücret esas alınmalıdır. Ayrıca izin süresince de ortalama ücret aylık değil, günlük olarak hesaplanmakta ve izin günleriyle çarpılmaktadır.
Bu nedenle izin hesaplamalarında, çalışanın son günlük ücreti ile izin için hesaplanan günlük ortalama ücret karşılaştırılmalıdır. Örneğimizin devamı olarak, izinden önceki son ay Ocak ayıdır ve Ocak ayının günlük ücreti hesaplanmalıdır. Yıllık izin takvim günleri üzerinden hesaplanıp ödendiği için, günlük ücrette de takvim günleri esas alınmalıdır. Ocak ayında 31 takvim günü olduğu dikkate alındığında günlük ücret (1.000 / 31) = 32,26 manat olur. Oysa izin için hesaplanan günlük ücret 29 manat olmuştur. Bu nedenle çalışanın izin ücreti 29 manat üzerinden değil, 32,26 manat üzerinden hesaplanmalıdır. Sonuç olarak, izin dönemi için ortalama ücret 1.161,36 manat olacaktır: 32,26 × 36 gün = 1.161,36 manat.

2026 yılından itibaren İş Kanunu’nda önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerden biri de yıllık ücretli izin süresinde ortalama ücretin hesaplanmasıyla ilgilidir. Konuyu Altay Cəfərov yorumlamaktadır.
Bu konuyla ilgili medyada çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Ancak yıllık izin sırasında ortalama ücretin hesaplanması ve ödenmesiyle ilgili ince bir nokta da bulunmaktadır. İş Kanunu’nun 111.1 maddesinde, çalışanın izinli olduğu süre boyunca iş yerinin, görev unvanının (mesleğinin) ve bu Kanunda öngörülen hallerde son ücretinden az olmamak kaydıyla ortalama ücretinin korunacağı; ayrıca işverenin inisiyatifiyle iş sözleşmesinin feshedilmesinin ve çalışanın disiplin sorumluluğuna tabi tutulmasının yasak olduğu belirtilmiştir. Bu süre, çalışanın toplam hizmet süresine ve mesleki kıdemine dâhil edilir.
Maddeden açıkça anlaşılmaktadır ki, izin süresince çalışanın ortalama ücreti korunur; basit ifadeyle, çalışana izin dönemi için ortalama ücret hesaplanır ve ödenir. Eğer hesaplanan izin ücreti çalışanın son ücretinden düşük olursa, bu durumda izin ücreti son ücret tutarında ödenir.
Bilindiği üzere, izin süresince ortalama ücretin hesaplanması ve ödenmesi İş Kanunu’nun 140. maddesi ile düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin 5. fıkrasına göre, çalışana izin süresi için ödenecek ortalama ücret, iznin başlamasından en geç 3 gün önce ödenmelidir. İş sözleşmelerinde veya toplu iş sözleşmesinde, izne çıkan çalışanlar için izin süresine ait ortalama ücretin, bir sonraki ücretin (avans veya kalan kısmın) ödendiği günden geç olmamak kaydıyla farklı sürelerde ödenmesi de kararlaştırılabilir.
Bu durumda şu soru ortaya çıkmaktadır: İzin ücreti izne çıkmadan en geç 3 gün önce ödenmeliyse, İş Kanunu’nun 111. maddesinin gereklerine göre hangi ayın son ücreti esas alınmalı ve nasıl uygulanmalıdır?
Bu konuya tam açıklık getirmek için bir örnek üzerinden inceleyelim.
Örnek: “AA” Ltd. Şti.’nin bir çalışanının Ocak ayı ücreti 1.000 manat, Şubat ayı ücreti ise 1.200 manat olmuştur. Çalışan, 5 Ocak – 10 Şubat tarihleri arasında toplam 36 gün izin kullanmıştır. Kanunun 140. maddesi uyarınca yapılan hesaplamalarda çalışanın günlük ortalama ücreti 29 manat olarak belirlenmiştir. Buna göre 36 günlük izin ücreti 1.044 manat olmuştur: 29 × 36 = 1.044 manat.
Şirket, izin ücretini hesaplayarak çalışana izne çıkmadan 3 gün önce ödemiştir.
Peki, hesaplanan 1.044 manat tutarındaki izin ücreti, İş Kanunu’nun 140. maddesine göre çalışanın son ücretinden az mıdır yoksa fazla mıdır?
İlk bakışta, 1.044 manat izin ücretinin çalışanın Ocak ayı ücretinden (1.000 manat) fazla olduğu görülmektedir. Ancak 31 gün için hesaplanan izin ücreti 899 manat olmaktadır: 31 × 29 = 899 manat.
Bu tutar Ocak ayı ücretinden düşüktür. Yani toplam 36 günlük izin ücreti son ay ücretinden fazla olsa da, ortalama bir aylık (31 günlük) izin ücreti olan 899 manat, Ocak ayı ücretinden azdır.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli husus şudur: Yıllık izin ücreti önceden hesaplanıp ödenir ve çalışan izinden döndükten sonra yeniden hesaplamalar yapılır. Yukarıdaki örnekte izin dönemi 5 Ocak – 10 Şubat tarihleri arasında olduğu için, 5–31 Ocak dönemine ait izin ücreti Ocak ayı ücretine eklenir; 1–10 Şubat dönemine ait izin ücreti ise Şubat ayı ücretine eklenerek gerekli kesintiler yapılır.
Bu nedenle önce Ocak ayı hesaplamalarına bakalım. Şirkette 5 günlük çalışma düzeni uygulanmakta olup Ocak ayında 19 iş günü vardır ve resmi tatiller nedeniyle ilk iş günü 5 Ocak’tır. Çalışan 5 Ocak’ta izne çıktığı için, Ocak ayının tamamında izinli sayılır ve bu ay için fiilen ücret hesaplanmaz.
5–31 Ocak döneminde 27 takvim günü bulunmaktadır. Günlük ortalama ücret 29 manat olduğundan, bu dönem için hesaplanan izin ücreti 783 manat olur: 29 × 27 = 783 manat.
1–10 Şubat tarihleri arasında (20 Ocak Ulusal Yas Günü nedeniyle izin 1 gün uzatıldığından) izin ücreti 261 manat olur: 9 × 29 = 261 manat.
11–28 Şubat tarihleri arasında 13 iş günü vardır. Bu nedenle Şubat ayı ücreti 780 manat olarak hesaplanır: 1.200 / 20 (iş günü) = 60 manat; 60 × 13 = 780 manat.
Hesaplamalar göstermektedir ki, Ocak ayındaki son aylık ücret 1.000 manat olmasına rağmen, Ocak ayı için hesaplanan izin ücreti 783 manat; Şubat ayında ise ücret 780 manat ve izin ücreti 261 manat olmak üzere toplam aylık gelir 1.041 manat olmuştur. Ayrıca izin ücreti 30 veya 31 gün için değil, 36 gün için hesaplanmıştır. Bu nedenle son aylık ücret tutarını bu hesaplamalara doğrudan uygulamak mümkün değildir.
Peki, İş Kanunu’nun 111. maddesinde belirtilen “son ücret” olarak Ocak ayının 1.000 manatı mı dikkate alınmalıdır? Eğer son ücret 1.000 manat ise, bu tutar 30 gün için mi yoksa 36 gün için mi esas alınmalıdır? Hatta bazı durumlarda izinler birleştirilebilir ve izin süresi 30 gün değil, 45 gün veya daha fazla olabilir. Bu durumda son ücret hangi gün sayısı için dikkate alınmalıdır?
Görüldüğü üzere, Ocak ayının son aylık ücreti olan 1.000 manat bu tür durumlara uygulanamamaktadır. Bu nedenle İş Kanunu’nun 111. maddesindeki ifadeye tekrar dikkatle bakılmalıdır. Maddede “... son ücretten az olmamak kaydıyla ortalama ücret korunur ...” ifadesi yer almaktadır. “Son ücret” kavramının açıklamasına bakalım. İş Kanunu’nun 154. maddesinin 1. fıkrasında ücretin; çalışanın iş sözleşmesiyle belirlenen işini yerine getirmesi karşılığında, çalışılan süreye göre işveren tarafından günlük veya aylık olarak ödenen tutar ile ek ödemeler, primler ve diğer ödemelerin toplamı olduğu belirtilmiştir.
Bu maddeden de açıkça anlaşılmaktadır ki, ücret yalnızca aylık değil, günlük de olabilir. Dolayısıyla Kanun’un 111. maddesinde “son ücret” denildiğine göre, hesaplamalarda aylık değil, günlük ücret esas alınmalıdır. Ayrıca izin süresince de ortalama ücret aylık değil, günlük olarak hesaplanmakta ve izin günleriyle çarpılmaktadır.
Bu nedenle izin hesaplamalarında, çalışanın son günlük ücreti ile izin için hesaplanan günlük ortalama ücret karşılaştırılmalıdır. Örneğimizin devamı olarak, izinden önceki son ay Ocak ayıdır ve Ocak ayının günlük ücreti hesaplanmalıdır. Yıllık izin takvim günleri üzerinden hesaplanıp ödendiği için, günlük ücrette de takvim günleri esas alınmalıdır. Ocak ayında 31 takvim günü olduğu dikkate alındığında günlük ücret (1.000 / 31) = 32,26 manat olur. Oysa izin için hesaplanan günlük ücret 29 manat olmuştur. Bu nedenle çalışanın izin ücreti 29 manat üzerinden değil, 32,26 manat üzerinden hesaplanmalıdır. Sonuç olarak, izin dönemi için ortalama ücret 1.161,36 manat olacaktır: 32,26 × 36 gün = 1.161,36 manat.


