Borç tutarlarına göre vergilendirilen işlemin zamanı nasıl belirlenir?
Borç tutarlarına göre vergilendirilen işlemin zamanı nasıl belirlenir?

Bazı durumlarda işletmeler, mal sundukları vergi mükelleflerinden borç niteliğinde fonlar da alabilmektedir. Bu sürecin nasıl resmileştirileceği, vergilerin ne zaman ve nasıl hesaplanacağı gibi hususları açıklamaya çalışacağız. Konuyu vergi uzmanı Meyxanım Elekberova yorumluyor.
Bir işletmenin mal (iş, hizmet) sunduğu şirketlerden aynı zamanda borç aldığı durumlarda, KDV beyannamesi hazırlanırken Vergi Kanunu’nun 166.4’üncü maddesinin gereklerine uyulmasına dikkat edilmelidir. Söz konusu maddeye göre, mallar (işler, hizmetler) sunulduktan sonra verilen borçlar bakımından (kredi kuruluşları ve bankacılık faaliyeti yürüten kişiler tarafından verilen borçlar hariç olmak üzere) vergilendirilebilir işlemin zamanı, borcun verildiği tarihtir.
Örnek 1: Temmuz ayında “AA” Ltd. Şti., “BB” Ltd. Şti.’ne 10.000 manat tutarında mal (iş, hizmet) sunmuş ve bunun sonucunda 10.000 manat alacak (ticari alacak) doğmuştur. Ağustos ayında “AA” Ltd. Şti. aynı şirketten 20.000 manat borç almıştır. Vergi Kanunu’nun 166.4.1’inci maddesine göre, “AA” Ltd. Şti.’nin 10.000 manat alacağı varken, malın (işin, hizmetin) bedelini talep etmek yerine karşı taraftan borç alması vergilendirilebilir işlem olarak değerlendirilir. Bu durumda, Ağustos ayı KDV beyannamesinde 10.000 manat tutarında tahsilat gösterilmeli ve buna ilişkin 1.800 manat KDV hesaplanmalıdır. Eğer Eylül ayında 10.000 manat tutarındaki alacak “BB” Ltd. Şti. tarafından ödenirse, bu tutar zaten Ağustos ayında beyan edildiğinden ikinci kez beyan edilmeyecektir. Eylül ayında tahsilata ilişkin kameral uyumsuzluk yazısı gelirse, Vergi Kanunu’nun 166.4.1’inci maddesine atıf yapılarak açıklama sunulmalıdır.
Vergi Kanunu’nun 166.4.2’nci maddesine göre, mallar (işler, hizmetler) sunulmadan önce verilen borçlar bakımından (kredi kuruluşları ve bankacılık faaliyeti yürüten kişiler tarafından verilen borçlar hariç olmak üzere) vergilendirilebilir işlemin zamanı, malların (işlerin, hizmetlerin) sunulduğu tarihtir.
Örnek 2: Temmuz ayında “AA” Ltd. Şti., “BB” Ltd. Şti.’nden 20.000 manat borç almıştır. Bu tarihte “AA” Ltd. Şti.’nin “BB” Ltd. Şti.’nden herhangi bir alacağı bulunmamaktadır. Ağustos ayında “AA” Ltd. Şti., “BB” Ltd. Şti.’ne 10.000 manat tutarında mal (iş, hizmet) sunmuştur. Söz konusu malın (işin, hizmetin) bedeli Ağustos ayında “BB” Ltd. Şti. tarafından ödenmemiş olsa bile, Vergi Kanunu’nun 166.4.2’nci maddesine göre 10.000 manat Ağustos ayı KDV beyannamesinde tahsilat olarak gösterilmeli ve buna ilişkin 1.800 manat KDV hesaplanmalıdır. Eğer Eylül ayında 10.000 manat tutarındaki alacak “BB” Ltd. Şti. tarafından ödenirse, bu tutar Ağustos ayında beyan edildiğinden ikinci kez beyan edilmeyecektir. Eylül ayında tahsilata ilişkin kameral uyumsuzluk yazısı gelirse, Vergi Kanunu’nun 166.4.2’nci maddesine atıf yapılarak cevap verilmelidir.

Bazı durumlarda işletmeler, mal sundukları vergi mükelleflerinden borç niteliğinde fonlar da alabilmektedir. Bu sürecin nasıl resmileştirileceği, vergilerin ne zaman ve nasıl hesaplanacağı gibi hususları açıklamaya çalışacağız. Konuyu vergi uzmanı Meyxanım Elekberova yorumluyor.
Bir işletmenin mal (iş, hizmet) sunduğu şirketlerden aynı zamanda borç aldığı durumlarda, KDV beyannamesi hazırlanırken Vergi Kanunu’nun 166.4’üncü maddesinin gereklerine uyulmasına dikkat edilmelidir. Söz konusu maddeye göre, mallar (işler, hizmetler) sunulduktan sonra verilen borçlar bakımından (kredi kuruluşları ve bankacılık faaliyeti yürüten kişiler tarafından verilen borçlar hariç olmak üzere) vergilendirilebilir işlemin zamanı, borcun verildiği tarihtir.
Örnek 1: Temmuz ayında “AA” Ltd. Şti., “BB” Ltd. Şti.’ne 10.000 manat tutarında mal (iş, hizmet) sunmuş ve bunun sonucunda 10.000 manat alacak (ticari alacak) doğmuştur. Ağustos ayında “AA” Ltd. Şti. aynı şirketten 20.000 manat borç almıştır. Vergi Kanunu’nun 166.4.1’inci maddesine göre, “AA” Ltd. Şti.’nin 10.000 manat alacağı varken, malın (işin, hizmetin) bedelini talep etmek yerine karşı taraftan borç alması vergilendirilebilir işlem olarak değerlendirilir. Bu durumda, Ağustos ayı KDV beyannamesinde 10.000 manat tutarında tahsilat gösterilmeli ve buna ilişkin 1.800 manat KDV hesaplanmalıdır. Eğer Eylül ayında 10.000 manat tutarındaki alacak “BB” Ltd. Şti. tarafından ödenirse, bu tutar zaten Ağustos ayında beyan edildiğinden ikinci kez beyan edilmeyecektir. Eylül ayında tahsilata ilişkin kameral uyumsuzluk yazısı gelirse, Vergi Kanunu’nun 166.4.1’inci maddesine atıf yapılarak açıklama sunulmalıdır.
Vergi Kanunu’nun 166.4.2’nci maddesine göre, mallar (işler, hizmetler) sunulmadan önce verilen borçlar bakımından (kredi kuruluşları ve bankacılık faaliyeti yürüten kişiler tarafından verilen borçlar hariç olmak üzere) vergilendirilebilir işlemin zamanı, malların (işlerin, hizmetlerin) sunulduğu tarihtir.
Örnek 2: Temmuz ayında “AA” Ltd. Şti., “BB” Ltd. Şti.’nden 20.000 manat borç almıştır. Bu tarihte “AA” Ltd. Şti.’nin “BB” Ltd. Şti.’nden herhangi bir alacağı bulunmamaktadır. Ağustos ayında “AA” Ltd. Şti., “BB” Ltd. Şti.’ne 10.000 manat tutarında mal (iş, hizmet) sunmuştur. Söz konusu malın (işin, hizmetin) bedeli Ağustos ayında “BB” Ltd. Şti. tarafından ödenmemiş olsa bile, Vergi Kanunu’nun 166.4.2’nci maddesine göre 10.000 manat Ağustos ayı KDV beyannamesinde tahsilat olarak gösterilmeli ve buna ilişkin 1.800 manat KDV hesaplanmalıdır. Eğer Eylül ayında 10.000 manat tutarındaki alacak “BB” Ltd. Şti. tarafından ödenirse, bu tutar Ağustos ayında beyan edildiğinden ikinci kez beyan edilmeyecektir. Eylül ayında tahsilata ilişkin kameral uyumsuzluk yazısı gelirse, Vergi Kanunu’nun 166.4.2’nci maddesine atıf yapılarak cevap verilmelidir.


