Basitleştirilmiş verginin mükellefi olma hakkına sahip olan kişiler kimlerdir?
Basitleştirilmiş verginin mükellefi olma hakkına sahip olan kişiler kimlerdir?

Girişimcileri ilgilendiren temel konulardan biri de hangi durumlarda basitleştirilmiş verginin mükellefi olma hakkına sahip olduklarının belirlenmesidir. Vergi Kanunu’nda yapılan son değişikliklere göre, bazı hallerde vergi mükellefinin cirosu 400.000 manata kadar olsa bile, basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkı kaybedilmemektedir. Bu konudaki şart ve gereklilikleri vergi uzmanı İsmayıl Bağırov açıklamaktadır.
Vergi Kanunu’nun 218.1.1’inci maddesine göre, söz konusu Kanun’un XI. bölümünün hükümleri dikkate alınmakla, KDV amaçları için kayda alınmamış olan ve ardışık 12 aylık dönemin herhangi bir ayında (aylarında) vergilendirilen işlemlerinin hacmi 200.000 manat ve daha az olan kişiler basitleştirilmiş verginin mükellefi olma hakkına sahiptirler.
Belirtmek gerekir ki, ardışık 12 aylık dönemin herhangi bir ayında vergilendirilen işlemlerin hacmi denildiğinde, basitleştirilmiş vergiye tabi tutulan işlemler kastedilmektedir. Basitleştirilmiş vergi mükellefinin ardışık 12 aylık dönem içerisindeki toplam işlem hacmi 200.000 manattan fazla olabilir; ancak basitleştirilmiş vergiye tabi tutulan işlemlerinin hacmi 200.000 manat veya daha az olabilir. Bu durumda vergi mükellefi basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını kaybetmez.
Örnek 1: Tüzel kişilik oluşturmadan girişimcilik faaliyeti yürüten gerçek kişi KDV amaçları için kayıtlı değildir. Ardışık 12 aylık dönem boyunca vergilendirilen işlemlerinin hacmi 160.000 manat olmuştur. Bu durumda söz konusu gerçek kişi basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkına sahiptir.
Örnek 2: Buğday üretimiyle uğraşan bir işletme basitleştirilmiş vergi mükellefidir. 2025 yılının ardışık 12 ayı boyunca kendi ürettiği buğdayın satışından (basitleştirilmiş vergiye tabi olmayan faaliyet) 160.000 manat, gıda ürünlerinin satışından (basitleştirilmiş vergiye tabi faaliyet) ise 50.000 manat gelir elde etmiştir.
Bu nedenle, ardışık 12 aylık cirosu 200.000 manatı aşmasına rağmen (160.000 + 50.000 = 210.000 manat), işletme basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını kaybetmez. Çünkü söz konusu dönemde basitleştirilmiş vergiye tabi tutulan işlemlerinin tutarı 200.000 manattan az, yani 50.000 manat olmuştur.
Vergi Kanunu’nun 218.1.2’nci maddesinde ise, toplu yemek (yeme-içme) sektöründe faaliyet gösteren girişimcilerin satış cirosu 200.000 manatı aşsa bile, kendi isteklerine bağlı olarak basitleştirilmiş vergi mükellefi olmaya devam edebilecekleri belirtilmektedir. Bu durumda, elde edilen toplam hasılat üzerinden toplu yemek faaliyeti için %8 oranında basitleştirilmiş vergi uygulanır.
Örnek 3: Varsayalım ki toplu yemek faaliyetiyle uğraşan bir vergi mükellefinin Nisan 2019’da vergilendirilen işlemlerinin hacmi 260.000 manat olmuştur. Kanun’un 218.1.2’nci maddesine göre, mükellefin isteğine bağlı olarak basitleştirilmiş vergi mükellefi olabilir. Ancak bu durumda elde edilen toplam hasılat üzerinden %8 oranında basitleştirilmiş vergi uygulanır.
Belirtmek gerekir ki, toplu yemek sektöründe faaliyet gösteren ve cirosu 200.000 manatı aşan kişilerin, basitleştirilmiş vergi mükellefi olma konusunda alternatif seçim hakkı bulunmaktadır. Yani bu kişiler ya toplu yemek faaliyeti kapsamında elde edilen toplam hasılat üzerinden %8 oranında basitleştirilmiş vergi ödeyebilirler ya da genel usulde KDV mükellefi olarak kayıt altına alınabilirler.
Vergi Kanunu’nun 218.1-1’inci maddesine göre, vergi mükellefinin basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkı belirlenirken, perakende satışlardan ve vergi idaresinde kayıtlı olmayan kişilere sunulan hizmetlerden elde edilen ödemeler POS terminali aracılığıyla alınıyorsa, bu cironun yalnızca yarısı (0,5 katsayısı ile) vergilendirilen ciroya dahil edilir. Yani mükellefin bu faaliyetlerden elde ettiği ardışık 12 aylık ciro 250.000 manat olsa bile, KDV kayıt amacıyla ciro 125.000 manat (250.000 × 0,5 = 125.000) olarak kabul edilir.
Dolayısıyla, Vergi Kanunu’nun 218.1.1’inci maddesine göre ardışık 12 aylık cirosu 200.000 manatı aşan kişilerin basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkı bulunmamakla birlikte, 218.1-1’inci maddenin hükümleri dikkate alındığında toplam ciro 250.000 manat olsa dahi, belirleyici ciro 125.000 manat olarak kabul edildiğinden mükellef bu hakkını kaybetmez.
Örnek 4: Basitleştirilmiş vergi mükellefi olan bir limited şirketin, perakende ticaret ve vergi idaresinde kayıtlı olmayan kişilere sunulan hizmetler kapsamında, 2027 yılı Ocak ayı sonunda ardışık 12 aylık (01.02.2026 – 31.01.2027) döneme ait cirosu 280.000 manat olmuştur. Bunun 80.000 manatı nakit işlemlerden, 200.000 manatı ise perakende ticarette POS terminali aracılığıyla yapılan nakitsiz ödemelerden oluşmuştur.
Vergi Kanunu’nun 218.1.1’inci maddesine göre, POS terminali aracılığıyla yapılan nakitsiz perakende satış cirosuna 0,5 katsayısı uygulanır. Bu nedenle, toplam ciro 280.000 manat olsa bile, basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını belirleyen ciro 180.000 manat olduğundan şirket bu hakkını kaybetmez:
200.000 × 0,5 = 100.000 manat
100.000 + 80.000 = 180.000 manat
Vergi Kanunu’nun 218.1.1’inci maddesine göre, basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkına sahip kişiler her yıl en geç 20 Nisan’a kadar ya basitleştirilmiş verginin üç aylık beyannamesini sunmalı ya da bu haktan yararlanmayarak kâr (gelir) vergisi mükellefi olarak kayıt yaptıracaklarına dair vergi idaresine yazılı bildirimde bulunmalıdırlar. 20 Nisan’a kadar beyanname veya yazılı bildirim sunulmazsa, önceki vergi yılında faaliyeti bulunan mükellefler için, vergi idaresi önceki yıl seçilen yöntemi uygular. Yıl içinde yeni faaliyete başlayan mükellefler ise kayıt başvurusunda belirttikleri yöntemi uygularlar. Ancak her iki durumda da (KDV’ye gönüllü veya zorunlu kayıt halleri hariç) takvim yılı sonuna kadar seçilen yöntemi değiştirme hakkı yoktur.
Vergi mükellefinin vergilendirilen işlemlerinin toplam tutarı önceki tam 12 takvim ayı içinde 100.000 manatı aşmıyorsa ve KDV amaçları için son kaydın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en az bir yıl bu şekilde faaliyet göstermişse, mükellef istediği zaman KDV kaydının iptali ve faaliyetini basitleştirilmiş ya da gelir (kâr) vergisi mükellefi olarak sürdürmek için başvuruda bulunabilir.
Örnek 5: Üretim faaliyetiyle uğraşan bir işletme 2024 yılında basitleştirilmiş vergi mükellefi olmuştur. 2025 yılından itibaren bu haktan vazgeçerek kâr vergisi mükellefi olarak kayıt yaptırmak istemektedir.
Bu durumda işletme, Vergi Kanunu’nun 218.1’inci maddesine uygun olarak, 2025 yılı 20 Nisan tarihinden geç olmamak üzere basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını kullanmayacağına dair yazılı bildirimi bağlı bulunduğu vergi idaresine sunmalıdır. Bu süre içinde yazılı bildirim yapılmazsa, işletme önceki vergi yılında olduğu gibi basitleştirilmiş vergi mükellefi sayılacak ve takvim yılı sonuna kadar yöntemi değiştirme hakkı olmayacaktır.
Ancak 2’nci örnekte belirtildiği üzere, üretim işletmesinin 2025 yılı içinde herhangi bir ardışık 12 aylık dönemde KDV’ye tabi cirosu 200.000 manatı aşarsa, bu aydan sonraki ayın 1’inden itibaren basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını kaybeder.
Yıl içinde yeni faaliyete başlayan vergi mükellefi, isteğine bağlı olarak, kayıt başvurusunda belirttiği yönteme göre basitleştirilmiş vergi veya kâr vergisi (gerçek kişiler için gelir vergisi) mükellefi olabilir.
Sonuç olarak, tüzel kişiler ile tüzel kişilik oluşturmadan girişimcilik faaliyeti yürüten gerçek kişiler aşağıdaki hallerde vergi mükellefi olabilirler:
1. Hal: Ardışık 12 aylık dönemde vergilendirilen işlemlerinin hacmi 200.000 manat ve daha az ise:
basitleştirilmiş vergi mükellefi olabilirler. Bu durumda Vergi Kanunu’nun 219.5’inci maddesine göre tüzel kişiler KDV ve kâr vergisi, gerçek kişiler ise KDV ve gelir vergisi mükellefi olmazlar;
önceki tam 12 takvim ayında vergilendirilen işlemlerin toplamı 100.000 manatı aşmıyorsa ve son KDV kaydından itibaren en az bir yıl geçmişse, mükellef basitleştirilmiş veya gelir (kâr) vergisi mükellefi olarak devam etmek için başvurabilir;
gönüllü olarak kâr (gelir) vergisi mükellefi olabilirler. KDV kaydı Vergi Kanunu’nun 156’ncı maddesine göre gönüllüdür.
2. Hal: Ardışık 12 aylık dönemde vergilendirilen işlemlerinin hacmi 200.000 manatı aşarsa:
Vergi Kanunu’nun 155.1’inci maddesine göre, bu sınırın aşıldığı aydan sonraki ayın ilk gününden itibaren 10 gün içinde KDV kaydı için başvurmak zorundadırlar;
Vergi Kanunu’nun 218.1.2’nci maddesine göre, toplu yemek sektöründe faaliyet gösteren girişimciler, satış cirosu 200.000 manatı aşsa bile, isteğe bağlı olarak basitleştirilmiş vergi mükellefi olmaya devam edebilirler. Ancak bu durumda toplam hasılat üzerinden %8 oranında basitleştirilmiş vergi uygulanır.
Vergi Kanunu’nun 218.2-1’inci maddesine göre, toplu yemek faaliyetiyle uğraşan, ardışık 12 aylık dönemde vergilendirilen işlemleri 200.000 manatı aşan ve %8 oranında basitleştirilmiş vergi ödeyen kişilerin, önceki tam 12 takvim ayındaki vergilendirilen işlemlerinin toplamı 100.000 manatı aşmıyorsa ve bu rejimde en az 1 yıl faaliyet göstermişlerse, istedikleri zaman faaliyetlerini %2 oranında basitleştirilmiş vergi ya da gelir (kâr) vergisi mükellefi olarak sürdürmek için başvuruda bulunabilirler.

Girişimcileri ilgilendiren temel konulardan biri de hangi durumlarda basitleştirilmiş verginin mükellefi olma hakkına sahip olduklarının belirlenmesidir. Vergi Kanunu’nda yapılan son değişikliklere göre, bazı hallerde vergi mükellefinin cirosu 400.000 manata kadar olsa bile, basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkı kaybedilmemektedir. Bu konudaki şart ve gereklilikleri vergi uzmanı İsmayıl Bağırov açıklamaktadır.
Vergi Kanunu’nun 218.1.1’inci maddesine göre, söz konusu Kanun’un XI. bölümünün hükümleri dikkate alınmakla, KDV amaçları için kayda alınmamış olan ve ardışık 12 aylık dönemin herhangi bir ayında (aylarında) vergilendirilen işlemlerinin hacmi 200.000 manat ve daha az olan kişiler basitleştirilmiş verginin mükellefi olma hakkına sahiptirler.
Belirtmek gerekir ki, ardışık 12 aylık dönemin herhangi bir ayında vergilendirilen işlemlerin hacmi denildiğinde, basitleştirilmiş vergiye tabi tutulan işlemler kastedilmektedir. Basitleştirilmiş vergi mükellefinin ardışık 12 aylık dönem içerisindeki toplam işlem hacmi 200.000 manattan fazla olabilir; ancak basitleştirilmiş vergiye tabi tutulan işlemlerinin hacmi 200.000 manat veya daha az olabilir. Bu durumda vergi mükellefi basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını kaybetmez.
Örnek 1: Tüzel kişilik oluşturmadan girişimcilik faaliyeti yürüten gerçek kişi KDV amaçları için kayıtlı değildir. Ardışık 12 aylık dönem boyunca vergilendirilen işlemlerinin hacmi 160.000 manat olmuştur. Bu durumda söz konusu gerçek kişi basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkına sahiptir.
Örnek 2: Buğday üretimiyle uğraşan bir işletme basitleştirilmiş vergi mükellefidir. 2025 yılının ardışık 12 ayı boyunca kendi ürettiği buğdayın satışından (basitleştirilmiş vergiye tabi olmayan faaliyet) 160.000 manat, gıda ürünlerinin satışından (basitleştirilmiş vergiye tabi faaliyet) ise 50.000 manat gelir elde etmiştir.
Bu nedenle, ardışık 12 aylık cirosu 200.000 manatı aşmasına rağmen (160.000 + 50.000 = 210.000 manat), işletme basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını kaybetmez. Çünkü söz konusu dönemde basitleştirilmiş vergiye tabi tutulan işlemlerinin tutarı 200.000 manattan az, yani 50.000 manat olmuştur.
Vergi Kanunu’nun 218.1.2’nci maddesinde ise, toplu yemek (yeme-içme) sektöründe faaliyet gösteren girişimcilerin satış cirosu 200.000 manatı aşsa bile, kendi isteklerine bağlı olarak basitleştirilmiş vergi mükellefi olmaya devam edebilecekleri belirtilmektedir. Bu durumda, elde edilen toplam hasılat üzerinden toplu yemek faaliyeti için %8 oranında basitleştirilmiş vergi uygulanır.
Örnek 3: Varsayalım ki toplu yemek faaliyetiyle uğraşan bir vergi mükellefinin Nisan 2019’da vergilendirilen işlemlerinin hacmi 260.000 manat olmuştur. Kanun’un 218.1.2’nci maddesine göre, mükellefin isteğine bağlı olarak basitleştirilmiş vergi mükellefi olabilir. Ancak bu durumda elde edilen toplam hasılat üzerinden %8 oranında basitleştirilmiş vergi uygulanır.
Belirtmek gerekir ki, toplu yemek sektöründe faaliyet gösteren ve cirosu 200.000 manatı aşan kişilerin, basitleştirilmiş vergi mükellefi olma konusunda alternatif seçim hakkı bulunmaktadır. Yani bu kişiler ya toplu yemek faaliyeti kapsamında elde edilen toplam hasılat üzerinden %8 oranında basitleştirilmiş vergi ödeyebilirler ya da genel usulde KDV mükellefi olarak kayıt altına alınabilirler.
Vergi Kanunu’nun 218.1-1’inci maddesine göre, vergi mükellefinin basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkı belirlenirken, perakende satışlardan ve vergi idaresinde kayıtlı olmayan kişilere sunulan hizmetlerden elde edilen ödemeler POS terminali aracılığıyla alınıyorsa, bu cironun yalnızca yarısı (0,5 katsayısı ile) vergilendirilen ciroya dahil edilir. Yani mükellefin bu faaliyetlerden elde ettiği ardışık 12 aylık ciro 250.000 manat olsa bile, KDV kayıt amacıyla ciro 125.000 manat (250.000 × 0,5 = 125.000) olarak kabul edilir.
Dolayısıyla, Vergi Kanunu’nun 218.1.1’inci maddesine göre ardışık 12 aylık cirosu 200.000 manatı aşan kişilerin basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkı bulunmamakla birlikte, 218.1-1’inci maddenin hükümleri dikkate alındığında toplam ciro 250.000 manat olsa dahi, belirleyici ciro 125.000 manat olarak kabul edildiğinden mükellef bu hakkını kaybetmez.
Örnek 4: Basitleştirilmiş vergi mükellefi olan bir limited şirketin, perakende ticaret ve vergi idaresinde kayıtlı olmayan kişilere sunulan hizmetler kapsamında, 2027 yılı Ocak ayı sonunda ardışık 12 aylık (01.02.2026 – 31.01.2027) döneme ait cirosu 280.000 manat olmuştur. Bunun 80.000 manatı nakit işlemlerden, 200.000 manatı ise perakende ticarette POS terminali aracılığıyla yapılan nakitsiz ödemelerden oluşmuştur.
Vergi Kanunu’nun 218.1.1’inci maddesine göre, POS terminali aracılığıyla yapılan nakitsiz perakende satış cirosuna 0,5 katsayısı uygulanır. Bu nedenle, toplam ciro 280.000 manat olsa bile, basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını belirleyen ciro 180.000 manat olduğundan şirket bu hakkını kaybetmez:
200.000 × 0,5 = 100.000 manat
100.000 + 80.000 = 180.000 manat
Vergi Kanunu’nun 218.1.1’inci maddesine göre, basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkına sahip kişiler her yıl en geç 20 Nisan’a kadar ya basitleştirilmiş verginin üç aylık beyannamesini sunmalı ya da bu haktan yararlanmayarak kâr (gelir) vergisi mükellefi olarak kayıt yaptıracaklarına dair vergi idaresine yazılı bildirimde bulunmalıdırlar. 20 Nisan’a kadar beyanname veya yazılı bildirim sunulmazsa, önceki vergi yılında faaliyeti bulunan mükellefler için, vergi idaresi önceki yıl seçilen yöntemi uygular. Yıl içinde yeni faaliyete başlayan mükellefler ise kayıt başvurusunda belirttikleri yöntemi uygularlar. Ancak her iki durumda da (KDV’ye gönüllü veya zorunlu kayıt halleri hariç) takvim yılı sonuna kadar seçilen yöntemi değiştirme hakkı yoktur.
Vergi mükellefinin vergilendirilen işlemlerinin toplam tutarı önceki tam 12 takvim ayı içinde 100.000 manatı aşmıyorsa ve KDV amaçları için son kaydın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en az bir yıl bu şekilde faaliyet göstermişse, mükellef istediği zaman KDV kaydının iptali ve faaliyetini basitleştirilmiş ya da gelir (kâr) vergisi mükellefi olarak sürdürmek için başvuruda bulunabilir.
Örnek 5: Üretim faaliyetiyle uğraşan bir işletme 2024 yılında basitleştirilmiş vergi mükellefi olmuştur. 2025 yılından itibaren bu haktan vazgeçerek kâr vergisi mükellefi olarak kayıt yaptırmak istemektedir.
Bu durumda işletme, Vergi Kanunu’nun 218.1’inci maddesine uygun olarak, 2025 yılı 20 Nisan tarihinden geç olmamak üzere basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını kullanmayacağına dair yazılı bildirimi bağlı bulunduğu vergi idaresine sunmalıdır. Bu süre içinde yazılı bildirim yapılmazsa, işletme önceki vergi yılında olduğu gibi basitleştirilmiş vergi mükellefi sayılacak ve takvim yılı sonuna kadar yöntemi değiştirme hakkı olmayacaktır.
Ancak 2’nci örnekte belirtildiği üzere, üretim işletmesinin 2025 yılı içinde herhangi bir ardışık 12 aylık dönemde KDV’ye tabi cirosu 200.000 manatı aşarsa, bu aydan sonraki ayın 1’inden itibaren basitleştirilmiş vergi mükellefi olma hakkını kaybeder.
Yıl içinde yeni faaliyete başlayan vergi mükellefi, isteğine bağlı olarak, kayıt başvurusunda belirttiği yönteme göre basitleştirilmiş vergi veya kâr vergisi (gerçek kişiler için gelir vergisi) mükellefi olabilir.
Sonuç olarak, tüzel kişiler ile tüzel kişilik oluşturmadan girişimcilik faaliyeti yürüten gerçek kişiler aşağıdaki hallerde vergi mükellefi olabilirler:
1. Hal: Ardışık 12 aylık dönemde vergilendirilen işlemlerinin hacmi 200.000 manat ve daha az ise:
basitleştirilmiş vergi mükellefi olabilirler. Bu durumda Vergi Kanunu’nun 219.5’inci maddesine göre tüzel kişiler KDV ve kâr vergisi, gerçek kişiler ise KDV ve gelir vergisi mükellefi olmazlar;
önceki tam 12 takvim ayında vergilendirilen işlemlerin toplamı 100.000 manatı aşmıyorsa ve son KDV kaydından itibaren en az bir yıl geçmişse, mükellef basitleştirilmiş veya gelir (kâr) vergisi mükellefi olarak devam etmek için başvurabilir;
gönüllü olarak kâr (gelir) vergisi mükellefi olabilirler. KDV kaydı Vergi Kanunu’nun 156’ncı maddesine göre gönüllüdür.
2. Hal: Ardışık 12 aylık dönemde vergilendirilen işlemlerinin hacmi 200.000 manatı aşarsa:
Vergi Kanunu’nun 155.1’inci maddesine göre, bu sınırın aşıldığı aydan sonraki ayın ilk gününden itibaren 10 gün içinde KDV kaydı için başvurmak zorundadırlar;
Vergi Kanunu’nun 218.1.2’nci maddesine göre, toplu yemek sektöründe faaliyet gösteren girişimciler, satış cirosu 200.000 manatı aşsa bile, isteğe bağlı olarak basitleştirilmiş vergi mükellefi olmaya devam edebilirler. Ancak bu durumda toplam hasılat üzerinden %8 oranında basitleştirilmiş vergi uygulanır.
Vergi Kanunu’nun 218.2-1’inci maddesine göre, toplu yemek faaliyetiyle uğraşan, ardışık 12 aylık dönemde vergilendirilen işlemleri 200.000 manatı aşan ve %8 oranında basitleştirilmiş vergi ödeyen kişilerin, önceki tam 12 takvim ayındaki vergilendirilen işlemlerinin toplamı 100.000 manatı aşmıyorsa ve bu rejimde en az 1 yıl faaliyet göstermişlerse, istedikleri zaman faaliyetlerini %2 oranında basitleştirilmiş vergi ya da gelir (kâr) vergisi mükellefi olarak sürdürmek için başvuruda bulunabilirler.


